Sifiliz
Sifiliz (İng. syphilis), Treponema pallidum adlı spiroketin yol açtığı, evreler hâlinde seyreden ve cinsel yolla bulaşan sistemik enfeksiyondur.
Etimoloji
Adını, hastalığı konu alan bir Rönesans şiirindeki çoban karakterinden almıştır.
Klinik bağlam
Bakteri, mukoza ve deri bütünlüğündeki küçük çatlaklardan girer; hızla kan yoluyla yayılır. Bu erken yayılım, hastalığın neden daha ilk evresinde bile sistemik kabul edildiğini açıklar.[1]
Birincil evrede, giriş yerinde şankr adı verilen ülser oluşur. Ayırt edici özelliği ağrısız, sert kenarlı ve temiz tabanlı olmasıdır. Ağrısızlık nedeniyle hasta çoğunlukla başvurmaz ve lezyon haftalar içinde kendiliğinden iyileşir; bu, tanının en sık kaçırıldığı aşamadır. Ayrıca lezyon ağız içinde ya da anüste yerleşmişse hiç fark edilmeyebilir.
İkincil evre, haftalar sonra ortaya çıkar ve yaygın belirtilerle seyreder: gövde ve ekstremitelerde döküntü — avuç içi ve ayak tabanının tutulması oldukça tipiktir — , ateş, halsizlik, yaygın lenf bezi büyümesi, ağız içinde mukoz plaklar ve nemli bölgelerde kondiloma lata. Bu evrede hasta çok bulaştırıcıdır. Döküntünün ilaç tepkimesi ya da viral döküntü sanılması, sık yapılan bir hatadır; avuç içi ve taban tutulumu görüldüğünde bu tanı akla getirilmelidir.
Ardından latent dönem başlar; belirti yoktur ancak enfeksiyon sürer. Bu dönem, bulaş riski ve tedavi süresi açısından erken ve geç latent olarak ayrılır.
Üçüncül evre, tedavi edilmeyen hastaların bir bölümünde yıllar sonra gelişir: gomlar, kardiyovasküler tutulum — aort kökü genişlemesi ve anevrizma — ve geç nörolojik tutulum görülür.
Nörosifiliz, hastalığın herhangi bir evresinde ortaya çıkabilir; bu, yaygın olarak sanılanın aksine yalnızca geç dönemin bulgusu değildir. Erken dönemde menenjit, kraniyal sinir tutulumu, göz ve iç kulak tutulumu; geç dönemde ise genel parezi ve tabes dorsalis görülür. Görme kaybı ve işitme kaybı, ivedilikle değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Argyll Robertson gözbebeği — ışığa yanıt vermeyen ancak yakına odaklanmayla daralan gözbebeği — klasik bir bulgudur.
Tanıda iki basamaklı serolojik yaklaşım kullanılır: treponemal ve non-treponemal testler birlikte değerlendirilir. Non-treponemal testler hastalık etkinliğini ve tedavi yanıtını izlemede kullanılır; treponemal testler ise ömür boyu pozitif kalır. Çok yüksek antikor düzeylerinde prozon etkisi nedeniyle yanlış negatiflik görülebilir; bu olasılığın bilinmemesi tanı hatasına yol açar. Nörosifiliz kuşkusunda beyin omurilik sıvısı incelenir.
Tedavide penisilin temel ilaçtır ve evreye göre süre değişir. Nörosifiliz, göz ve iç kulak tutulumunda damar yolundan yüksek doz penisilin gerekir; bu durumlarda ağızdan alternatifler yetersizdir. Penisilin alerjisi bildiren hastalarda — özellikle gebelerde ve nörosifilizde — desensitizasyon yapılarak penisilin uygulanması standarttır; alternatif ilaçlarla tedavi bu gruplarda yeterli değildir.
Tedavi başlangıcında Jarisch-Herxheimer tepkimesi görülebilir: ateş, titreme, kas ağrısı ve belirtilerde geçici kötüleşme. Bakteri yıkımına bağlı bu tablo, alerji ya da tedavi başarısızlığı olarak yorumlanmamalıdır. Gebelerde erken doğum eylemini tetikleyebileceğinden izlem gerekir.
Gebelikte tarama ve tedavi, konjenital sifilizin önlenmesi açısından yaşamsaldır; bu enfeksiyon ölü doğum, erken doğum ve ağır bebek hastalığına yol açar ve büyük ölçüde önlenebilir.
Tanı konulan her hastada HIV enfeksiyonu ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar araştırılmalı, cinsel eşler değerlendirilmeli ve bildirim yapılmalıdır. Tedavi sonrası antikor düzeyleri belirli aralıklarla izlenerek yanıt değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- Frengi
- Lues
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.