Teratojenite
Teratojenite (İng. teratogenicity; Yun. teras canavar, genesis oluşum), bir etkenin gelişmekte olan bebekte yapısal ya da işlevsel bozukluğa yol açma özelliğidir.
Etimoloji
Yunanca teras (canavar, olağan dışı oluşum) ve genesis (oluşum) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Etkinin ortaya çıkması dört ilkeye bağlıdır: zamanlama, doz, genetik yatkınlık ve etkenin plasentayı geçebilmesi.[1]
Zamanlama, bu ilkelerin en belirleyicisidir; her organın kendine özgü duyarlı bir dönemi vardır.
Döllenmeden sonraki ilk iki hafta "ya hep ya hiç" dönemidir; ağır hasar gebelik kaybına yol açar, hafif hasar ise tümüyle onarılır.
Bu dönemde yapısal bozukluk oluşması beklenmez; bu bilgi, farkında olmadan ilaç kullanan gebeye danışmanlıkta değerlidir.
Organ gelişiminin gerçekleştiği izleyen haftalar, yapısal bozukluklar açısından en duyarlı dönemdir.
Bu dönemden sonra ise büyüme ve işlevsel gelişim etkilenir; özellikle merkezi sinir sistemi tüm gebelik boyunca duyarlı kalır.
Bu nedenle geç dönem maruziyetleri, görünür anomaliden çok bilişsel ve davranışsal sonuçlar doğurur.
Bilinen teratojenler arasında A vitamini türevleri, talidomid, valproik asit, varfarin, anjiyotensin dönüştürücü enzim engelleyicileri ve bazı antibiyotikler bulunur.
Valproik asit, nöral tüp defekti ve bilişsel gelişim bozukluğu riski nedeniyle doğurganlık çağındaki kadınlarda kaçınılması gereken ilaçların başında gelir.
Bu ilaç için özel kullanım koşulları getirilmiştir; bu, son yılların önemli düzenlemelerindendir.
Alkol, en yaygın önlenebilir nedendir; fetal alkol spektrum bozukluğuna yol açar ve güvenli bir eşiği yoktur.
Enfeksiyonlar da teratojen etkilidir; kızamıkçık, sitomegalovirüs, toksoplazma ve zika virüsü sayılabilir.
Annedeki hastalıklar da bu kapsamdadır; denetimsiz diyabet ve fenilketonüri doğumsal anomali riskini artırır.
Bu nedenle gebelik öncesi şeker denetimi, en etkili önleyici girişimlerden biridir.
En sık yapılan hata, ilacın riskinin abartılıp hastalığın riskinin göz ardı edilmesidir.
Tedavisiz bırakılan epilepsi, ağır depresyon ya da astım, bebeğe ilaçtan daha çok zarar verebilir.
Bu denge, kararın temelidir; ilacın kesilmesi de bir risk taşır.
Eski harf temelli gebelik sınıflaması, yanıltıcı bulunduğu için terk edilmiştir; yerine anlatısal risk bilgisi getirilmiştir.
Bu değişiklik, tek bir harfin karmaşık riski yansıtamayacağı kabulüne dayanır.
Folik asit desteğinin gebelik öncesinde başlatılması, nöral tüp defektlerini belirgin biçimde azaltır.
Danışmanlıkta, doğal doğumsal anomali oranının zaten belirli bir düzeyde olduğu anlatılmalıdır.
Eş anlamlılar
- Teratojenik etki
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Cunningham FG ve ark., Williams Obstetrics, 26. baskı, 2022.