Ulnar sinir
Ulnar sinir (İng. ulnar nerve; Lat. nervus ulnaris), brakiyal pleksusun medial kordundan çıkan, elin küçük kaslarının çoğunu ve elin iç yarısının duyusunu sağlayan sinirdir. Yüzeyel seyri nedeniyle bası ve travmaya çok açıktır.
Etimoloji
Latince dirsek kemiği anlamındaki ulna sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Sinir, C8 ve T1 köklerinden gelen liflerle medial korddan ayrılır; kolun iç yüzünde aşağı inerek dirsekte medial epikondilin arkasındaki oluktan geçer. Bu noktada yalnızca deri ve ince bir bağla örtülüdür; kemiğe komşu bu yüzeyel seyir, çarpma sırasında hissedilen bilinen elektriklenmenin ve klinikteki sık yaralanmanın nedenidir. Ardından ön kolda kübital tünelden geçer, bilekte Guyon kanalından ele girer ve derin ile yüzeyel dallarına ayrılır.[1]
Ön kolda fleksor karpi ulnaris kasını ve derin parmak bükücüsünün iç yarısını uyarır. Elde ise başparmağın kısa abduktörü, opponens ve kısa fleksorun yüzeyel başı dışındaki neredeyse tüm küçük kasları — interosseöz kaslar, iki iç lumbrikal, hipotenar grup ve adduktor pollisis — bu sinirden beslenir. Bu nedenle parmakların açılıp kapanması, ince kavrama ve el içi hassas hareketler büyük ölçüde ulnar sinire bağlıdır. Duyusal olarak beşinci parmak ile dördüncü parmağın iç yarısını ve elin iç kenarını taşır.
Zedelenmenin en sık yeri dirsektir. Kübital tünel sendromunda, dirseğin uzun süre bükük tutulması ya da dış bası nedeniyle sinir sıkışır; hastalar dördüncü ve beşinci parmakta uyuşma, gece artan yakınmalar ve elde güçsüzlük tanımlar. İlerlemiş olgularda interosseöz kaslarda erime ve pençe el görünümü ortaya çıkar. Ayırt edici bir bulgu, Froment belirtisidir: kâğıdı başparmakla tutmaya çalışan hastada adduktor pollisis zayıflığını karşılamak için başparmağın uç eklemi bükülür.
Klinikte kolay yanılgı yaratan bir ayrıntı, ulnar paradoksudur: dirsek düzeyindeki yüksek yaralanmada derin parmak bükücüsü de tutulduğundan pençe görünümü daha az belirginken, bilek düzeyindeki daha aşağı yaralanmada deformite daha çarpıcıdır. Bu nedenle deformitenin şiddeti, hasarın ağırlığını değil yerini gösterir.
Ameliyathanede ulnar sinir yaralanması, ameliyata bağlı sinir hasarlarının en sık nedenlerinden biridir. Genel anestezi altında hastanın koruyucu refleksleri yoktur; kolun sert yüzeye dayanması, dirseğin aşırı bükülmesi ya da ön kolun içe döndürülmesi sinire bası uygular. Korunmada kol tahtasının yumuşak destekle kaplanması, ön kolun avuç içi yukarı ya da nötr konumda tutulması ve dirsek bükülmesinin sınırlanması önerilir. Zayıf ya da çok kilolu hastalar, erkekler ve daha önce belirti tanımlayanlar daha yüksek risk taşır. Uyanma sonrası el ve parmaklarda uyuşma bildiren hastada nörolojik değerlendirme yapılmalı, bulgular belgelenmelidir.
Tanıda öykü ve muayene çoğunlukla yeterlidir; sıkışmanın yerini belirlemek için elektrofizyolojik inceleme ve ultrason kullanılır. Tedavide ilk yaklaşım koruyucudur: bası yaratan davranışların düzeltilmesi, gece dirseği yarı açık tutan atel ve etkinlik düzenlemesi. Belirtilerin sürdüğü, kas erimesinin geliştiği ya da elektrofizyolojide belirgin bozulma saptanan olgularda cerrahi gevşetme ya da sinirin öne aktarılması uygulanır. Kesici yaralanmalarda erken onarım, işlevsel sonucu belirleyen etkendir.
Bölgesel anestezide sinir, aksiller ve infraklaviküler bloklarda hedeflenen yapılar arasındadır; bilek düzeyinde seçici blokla el içi girişimlerde kullanılır.
Eş anlamlılar
- Nervus ulnaris
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.