Kanama
Kanama (İng. hemorrhage; Yun. haima, kan + rhegnynai, fışkırmak), damar bütünlüğünün bozulmasıyla kanın damar dışına çıkmasıdır.
Etimoloji
Türkçe kan sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Kanamalar dış ve iç kanama olarak ayrılır. İç kanamada kayıp görülmediğinden tanı gecikir; bu, en tehlikeli özelliğidir.[1]
Vücut, kaybı telafi etmek için sempatik yanıt geliştirir: kalp hızı artar, damarlar büzülür ve kan hayati organlara yönlendirilir.
Bu telafi, en önemli klinik tuzağı doğurur. Genç hastalarda kan basıncı, kaybın önemli bir bölümü gerçekleşene dek normal kalır. Taşikardi, soğuk ve soluk uzuvlar, kapiller geri dolum süresinin uzaması, huzursuzluk ve solunum sayısında artış tek uyarıdır. Basıncın düşmesi geç bir bulgudur.
Ters yönde bir tuzak da vardır: beklenen taşikardinin bulunmaması. Beta bloker kullananlarda, ileri yaşta, kalp pili taşıyanlarda ve vagal yanıt nedeniyle nabız yavaş olabilir.
Laboratuvar da yanıltıcıdır. Akut kanamanın ilk saatlerinde hemoglobin düşmez; hücre ve plazma birlikte kaybedilir. Normal değer, kanamanın ağırlığını hafife almaya yol açar.
Yönetimin temeli, kanamanın durdurulmasıdır. Hiçbir sıvı ya da kan ürünü, kaynak denetiminin yerini tutmaz. Dış kanamada doğrudan bası, gerektiğinde turnike ve hemostatik sargılar kullanılır; iç kanamada cerrahi, endoskopik ya da girişimsel radyolojik denetim gerekir.
Turnike kullanımı, uzuv kanamalarında yaşam kurtarıcıdır; uygulanma zamanı kaydedilmelidir.
Günümüz yaklaşımı hasar denetimi canlandırmasıdır: aşırı kristalloid uygulamasından kaçınmak, erken ve dengeli kan ürünü vermek, kanama durdurulana dek basıncı ölçülü tutmak ve ölümcül üçlüyü — hipotermi, asidoz ve pıhtılaşma bozukluğu — önlemek.
Traneksamik asit, kanamanın erken döneminde uygulandığında ölüm oranını azaltır; etkinliği zamana bağlıdır.
Antikoagülan ya da antiagregan kullanan hastada geri çevirme tedavileri gecikmeden uygulanır.
Kanama eğilimi değerlendirmesinde öykü, laboratuvar testlerinden daha değerlidir. Burun kanaması, diş çekimi sonrası uzamış kanama, ağır adet kanaması ve kolay morarma sorgulanmalıdır.
Kanamanın yeri ve niteliği tanısal bilgi taşır: yüzeysel peteşi ve mukoza kanamaları trombosit sorunlarını; derin doku ve eklem içi kanamalar pıhtılaşma etkeni eksikliklerini düşündürür.
Kritik hastada gizli kanama bölgeleri — göğüs, karın, retroperiton, pelvis ve uzun kemik kırıkları — sistemli biçimde araştırılmalıdır.
Eş anlamlılar
- Hemoraji
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.