İçeriğe atla

Kanama riski

DrSozluk sitesinden

Kanama riski (İng. bleeding risk), bir hastada kendiliğinden ya da girişim sonrasında kanama gelişme olasılığıdır.

Etimoloji

Türkçe kanama sözcüğü ile risk sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Değerlendirme, hastaya ait etkenler, kullanılan ilaçlar ve planlanan girişimin özellikleri birlikte gözetilerek yapılır. Amaç, kanama ile tromboz riski arasındaki dengeyi kurmaktır; iki yönlü bir karar olduğu için tek başına kanama kaygısıyla verilen kararlar zararlı olabilir.[1]

Hastaya ait etkenler arasında ileri yaş, önceki kanama öyküsü, kronik böbrek hastalığı, karaciğer yetmezliği, trombositopeni, anemi, denetimsiz hipertansiyon, geçirilmiş inme, düşme eğilimi, alkol kullanımı ve aktif ülser hastalığı sayılır.

İlaçlar en önemli değiştirilebilir etkendir. Antikoagülan tedavi, antiagreganlar, steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar, kortikosteroidler ve bazı antidepresanlar riski artırır. Birden çok ilacın birlikte kullanımı riski katlar; ikili ya da üçlü tedavilerin süresinin kısaltılması, günümüz kılavuzlarının ortak önerisidir.

En önemli klinik ilke, öykünün laboratuvar testlerinden daha değerli olmasıdır. Ameliyat öncesi ayrım gözetmeden istenen pıhtılaşma testleri, kanamayı öngörmede zayıftır ve yanlış pozitif sonuçlar gereksiz gecikmelere yol açar. Buna karşılık burun kanaması, diş çekimi sonrası uzamış kanama, ağır adet kanaması, kolay morarma ve aile öyküsü, kalıtsal bozukluk açısından çok daha yol göstericidir. Bu, akılcı test kullanımının en iyi örneklerindendir.

Testlerin sınırlılıkları da bilinmelidir. Uzamış aktive parsiyel tromboplastin zamanı, kanama eğilimi olmaksızın lupus antikoagülanı varlığında görülür; bu hastalarda gerçek risk tromboz yönündedir. Tersine, von Willebrand hastalığında rutin testler normal bulunabilir. Faktör VII eksikliğinde ise yalnızca protrombin zamanı uzar.

Antikoagülan kullanan hastada girişim öncesi karar, ilacın türüne, böbrek işlevine ve girişimin kanama riskine göre verilir. Küçük girişimlerde ilacın kesilmesi çoğu kez gereksizdir; gereksiz kesilme tromboz riskini artırır. Köprüleme tedavisinin ayrım gözetmeden uygulanması, kanamayı artırdığı halde tromboz riskini azaltmadığı gösterildiğinden artık sınırlı kullanılır.

Nöroaksiyel girişimlerde bekleme süreleri kesin kurallara bağlanmıştır; epidural hematom kalıcı felce yol açtığından bu sürelere uyulması zorunludur.

Kanama gelişen hastada yönetim, mekanik denetim, ilacın kesilmesi, hedefe yönelik geri çevirme tedavileri ve destek tedavisini kapsar. Bazı yeni antikoagülanlar için özgül karşıt ilaçlar geliştirilmiştir.

Ayrıca hipotermi, asidoz ve düşük kalsiyum düzeyi pıhtılaşmayı bozar; bu üçlü düzeltilmeden hiçbir kan ürünü beklenen etkiyi göstermez.

Riskin azaltılmasında mide koruyucu kullanımı uygun hastalarda etkilidir; ancak ayrım gözetmeden verilmesi başka zararlar doğurur.

Risk skorları yol gösterici olmakla birlikte, tedaviyi kesmek için tek başına gerekçe oluşturmaz; asıl amaçları değiştirilebilir etkenlere dikkat çekmektir.

Eş anlamlılar

  • Hemorajik risk

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.