İçeriğe atla

Alkali

DrSozluk sitesinden
09.46, 29 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2426 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Alkali (İng. alkali; Ar. el-kali kül), suda çözündüğünde hidroksit iyonu vererek ortamın asitliğini düşüren madde grubudur.

Etimoloji

Arapça el-kali (bitki külü) sözcüğünden gelir.

Klinik bağlam

Vücutta asit-baz dengesi dar bir aralıkta tutulur; kanın asitlik derecesi bu aralığın dışına çıktığında enzim işlevleri, kalp kasılması ve sinir iletimi bozulur.[1] Dengeyi sağlayan üç düzenek vardır: kandaki tamponlar saniyeler içinde, solunum dakikalar içinde, böbrekler ise saatler ve günler içinde devreye girer. Bikarbonat, vücudun başlıca alkali tamponudur ve böbrekler tarafından yeniden üretilir. Alkaloz, bu dengenin baz yönüne kayması durumudur; metabolik ve solunumsal biçimleri vardır.

Metabolik alkalozun en sık nedenleri, mide içeriğinin kaybı ve idrar söktürücü kullanımıdır. İnatçı kusmada asit kaybedilir; buna eşlik eden sıvı kaybı, böbreklerin bikarbonatı tutmasına yol açar ve tablo kendini sürdürür. Bu nedenle tedavinin temeli sıvı ve klor eksikliğinin giderilmesidir; yalnızca asit vermek yeterli değildir. Solunumsal alkaloz ise hızlı ve derin solumaya bağlıdır; kaygı atağı, ateş, ağrı, gebelik, karaciğer yetmezliği ve pulmoner emboli nedenler arasındadır. Karbondioksitin hızla düşmesi, kalsiyumun proteine bağlanmasını artırarak ellerde ve ağız çevresinde karıncalanma ile kas kasılmalarına yol açar.

Alkali maddelerle zehirlenme ayrı ve önemli bir konudur. Çamaşır suyu, lavabo açıcı ve fırın temizleyiciler evde bulunan başlıca kaynaklardır ve çocuklarda kazayla içilmesi sıktır. Bu maddeler dokuda sıvılaştırıcı nekroz oluşturur; asitlerden farklı olarak yüzeyde pıhtı oluşturmaz, dolayısıyla derine doğru ilerlemeleri sürer. Bu nedenle yemek borusunda daha ağır hasar yaparlar ve haftalar sonra darlık gelişimi başlıca sorundur.

Bu zehirlenmelerde yapılmaması gerekenler, yapılması gerekenlerden daha kritiktir. Kusturma kesinlikle uygulanmaz; madde ikinci kez yemek borusundan geçer ve hasar artar. Nötrleştirme amacıyla asit verilmesi de yanlıştır; oluşan ısı ek yaralanmaya yol açar. Aktif kömür etkisizdir ve endoskopik değerlendirmeyi güçleştirir. Yaklaşımda hava yolu güvenliği önceliklidir; ağız içi yanıkların bulunmaması yemek borusu hasarını dışlamaz. Erken dönemde endoskopi yapılarak hasarın derecesi belirlenir; izlemde darlık gelişimi ve uzun dönemde yemek borusu kanseri riski göz önünde tutulur.

Eş anlamlılar

  • Baz

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Yu ASL ve ark. (ed.), Brenner and Rector's The Kidney, 11. baskı, 2020.