Hiperbarik oksijen tedavisi
Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT; İng. hyperbaric oxygen therapy), hastanın basınç odasında, atmosfer basıncının üzerindeki bir basınçta %100 oksijen soluduğu tedavi yöntemidir. Kanda çözünmüş oksijen miktarını belirgin biçimde artırır.
Etimoloji
Terim, Yunanca hyper- (üzerinde) ve baros (ağırlık, basınç) sözcüklerinden oluşur; uygulamanın normal atmosfer basıncının üzerinde yapılmasını belirtir.
Klinik bağlam
Etki, iki fiziksel ilkeye dayanır. Henry yasası uyarınca yüksek basınçta plazmada çözünen oksijen miktarı belirgin biçimde artar; bu, hemoglobin taşıma kapasitesinden bağımsız bir oksijen kaynağı yaratır ve ağır anemi ile karbonmonoksit zehirlenmesinde belirleyici olur. Boyle yasası uyarınca ise gaz hacmi basınçla ters orantılı olarak küçülür; bu ilke, damar ve dokudaki gaz kabarcıklarının boyutunu azaltarak dekompresyon hastalığı ile arteriyel gaz embolisinde tedavinin temelini oluşturur. Bunların yanı sıra yüksek doku oksijen basıncı, anjiyogenezi ve fibroblast etkinliğini uyarır, lökositlerin bakteri öldürme kapasitesini artırır ve bazı anaerop bakterilerin çoğalmasını doğrudan baskılar.[1]
Kanıta dayalı endikasyonlar sınırlı ve tanımlıdır. Dekompresyon hastalığı ve arteriyel gaz embolisi, tedavinin birincil ve tartışmasız kullanım alanlarıdır. Karbonmonoksit zehirlenmesinde karboksihemoglobinin yarı ömrünü belirgin biçimde kısaltır; gecikmiş nörolojik sekelleri önlemedeki etkisi ise tartışmalıdır ve endikasyon, bilinç kaybı, nörolojik bulgu, kardiyak tutulum ve gebelik gibi ölçütlere göre belirlenir. Diğer kabul görmüş endikasyonlar arasında klostridiyal miyonekroz ve seçilmiş nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonlarında cerrahi ile antibiyotiğe ek tedavi, radyasyona bağlı doku hasarı — osteoradyonekroz, radyasyon sistiti ve proktiti —, iyileşmeyen diyabetik ayak ülserleri, greft ve fleplerin kurtarılması, kronik refrakter osteomiyelit ile ani işitme kaybı sayılır.
Bu listenin dışında kalan geniş bir alanda tedavinin kanıtı yetersizdir. Otizm, multipl skleroz, serebral palsi, spor yaralanmaları ve genel "canlandırıcı" amaçlı kullanımlar bilimsel destek taşımaz; bu tür uygulamaların hem gereksiz maliyet hem gerçek riskler doğurduğu vurgulanır.
Riskler basınç ve oksijen kaynaklıdır. Orta kulak barotravması en sık komplikasyondur; sinüs ve diş barotravması, akciğerde aşırı genişlemeye bağlı pnömotoraks ve nadiren gaz embolisi görülebilir. Oksijen toksisitesi iki biçimde ortaya çıkar: merkezi sinir sistemi toksisitesi nöbetle kendini gösterir ve seans içinde hava solutma aralıklarıyla azaltılır; akciğer toksisitesi ise uzun ve yinelenen seanslarda gelişir. Miyopi gelişimi ve katarakt ilerlemesi bildirilmiştir. Kapalı ortamda yüksek oksijen derişimi nedeniyle yangın riski, en ciddi güvenlik konusudur ve odaya giren malzemeler titizlikle denetlenir.
Tedavi edilmemiş pnömotoraks, mutlak kontrendikasyon olarak kabul edilir; basınç değişimiyle tansiyon pnömotoraksa dönüşebilir. Bazı kemoterapötik ilaçlar, ağır obstrüktif akciğer hastalığı, denetlenemeyen ateş ve kapalı yer korkusu göreli kontrendikasyonlardır.
Kritik hastanın basınç odasında tedavisi ayrı bir uzmanlık gerektirir: ventilatör, infüzyon pompaları ve izlem cihazlarının basınç uyumlu olması, trakeal tüp kafının hava yerine sıvıyla doldurulması — basınçla hacminin değişmesini önlemek için — ve göğüs tüpünün tek yönlü valfle yönetilmesi gerekir. Bu koşullar, tedavinin ancak deneyimli merkezlerde uygulanabilmesinin nedenidir.[2]
Klinik tuzakların başında, dekompresyon hastalığında gecikmiş başvurunun tedaviyi gereksiz kıldığının sanılması gelir; geç olgularda da yarar sağlanabilir. Bir diğeri, tedavinin cerrahi debridman ve antibiyotik gibi temel girişimlerin yerine geçebileceği yanılgısıdır; hiperbarik oksijen daima ek tedavidir.
Eş anlamlılar
- HBOT
- Basınç odası tedavisi
İlgili terimler
- Dekompresyon hastalığı
- Karbonmonoksit zehirlenmesi
- Barotravma
- Arteriyel gaz embolisi
- Nekrotizan fasiit