İçeriğe atla

Mendelson sendromu

DrSozluk sitesinden
16.27, 25 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 735 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Mendelson sendromu (İng. Mendelson's syndrome), asidik mide içeriğinin solunum yollarına kaçmasıyla gelişen kimyasal pnömonittir. Enfeksiyöz aspirasyon pnömonisinden ayrı bir tablodur.

Etimoloji

Adını, 1946 yılında doğum sırasında gelişen mide içeriği aspirasyonunu tanımlayan Amerikalı kadın doğum uzmanı Curtis Mendelson'dan alır.

Klinik bağlam

Tablonun temelinde enfeksiyon değil, asidin doğrudan doku hasarı bulunur. Aspire edilen mide içeriği alveol epitelini ve kılcal damar endotelini zedeler; dakikalar içinde ödem, kanama ve enflamatuvar hücre göçü gelişir. Hasarın ağırlığı aspire edilen sıvının hacmine ve asitliğine bağlıdır; partikül içeren içerik ek olarak mekanik tıkanıklık yaratır.[1]

Risk yaratan durumlar bilinç düzeyinde bozulma, genel anestezi indüksiyonu ve uyanma dönemi, sedasyon, dolu mide, gebeliğin ileri dönemi, ileus ve bağırsak tıkanıklığı, gastroparezi, gastroözofageal reflü, acil cerrahi, nöbet ve alkol ile madde kullanımıdır. Mendelson'un özgün tanımı obstetrik anestezi bağlamındadır; gebelikte mide içi basıncın artması ve alt özofagus sfinkter tonusunun azalması riski yükseltir.

Klinik tablo hızlı başlar: dakikalar-saatler içinde öksürük, nefes darlığı, hışıltı, taşipne, taşikardi ve hipoksemi gelişir. Akciğer görüntülemesinde çoğunlukla sağ alt lobda — yerçekimine bağlı dağılıma uygun biçimde — infiltrasyon görülür; sırtüstü yatan hastada üst lobların arka segmentleri ve alt lobların üst segmentleri de tutulur. Ağır olgularda akut solunum sıkıntısı sendromu gelişebilir.

Enfeksiyöz aspirasyon pnömonisinden ayrımı tedaviyi belirler. Kimyasal pnömonitte tablo çok hızlı başlar, ateş ve lökositoz erken dönemde enflamasyona bağlı olarak görülebilir ancak enfeksiyon yoktur; çoğunlukla kendini sınırlar ve destekleyici tedaviyle günler içinde düzelir. Bakteriyel pnömoni ise saatler-günler içinde gelişir ve antibiyotik gerektirir. Bu ayrımın yapılmaması, her aspirasyon olayında refleks olarak antibiyotik başlanmasına yol açar; gereksiz kullanımın ve direnç gelişiminin başlıca nedenlerindendir.

Tedavi destekleyicidir. Olay anında hastanın başı yana çevrilir, ağız ve havayolu aspire edilir, oksijen verilir. Havayolu güvence altına alınmışsa endotrakeal aspirasyon uygulanır; ancak akciğerlerin salinle yıkanması önerilmez, hasarı yayabilir. Oksijenlenme desteklenir, gerektiğinde noninvazif ya da invazif ventilasyon uygulanır ve akciğer koruyucu ventilasyon ilkeleri benimsenir. Bronkoskopi, yalnızca büyük partikül aspirasyonu ve segmental tıkanıklık kuşkusunda endikedir.

Kortikosteroidlerin yararı gösterilememiştir ve rutin kullanımı önerilmez. Profilaktik antibiyotik de önerilmez; ancak bağırsak tıkanıklığı bulunan, mide içeriği kolonize olan hastalarda ve kırk sekiz saat içinde klinik düzelme sağlanmayan olgularda antibiyotik başlanması uygun kabul edilir. Kültür sonuçlarına göre tedavi daraltılır.

Korunma, tedaviden çok daha etkilidir. Ameliyat öncesi açlık kurallarına uyulması, aspirasyon riski yüksek hastada hızlı ardışık entübasyon uygulanması, kaflı tüp kullanımı, uyanma döneminde havayolu reflekslerinin geri dönmesinin beklenmesi ve gerektiğinde mide dekompresyonu temel önlemlerdir. Supraglottik havayolu araçlarının aspirasyona karşı tam koruma sağlamadığı bilinmelidir. Antiasit ve asit baskılayıcı ilaçlarla mide içeriğinin pH'ının yükseltilmesi, riskli olgularda düşünülebilir.

Yoğun bakımda baş yukarı pozisyonun korunması, sedasyonun günlük değerlendirilmesi, ağız bakımı, enteral beslenmenin uygun hızda verilmesi ve yutma değerlendirmesi yapılmadan oral alıma başlanmaması, önlenebilir aspirasyonu azaltan uygulamalardır.

Eş anlamlılar

  • Asit aspirasyon sendromu
  • Kimyasal pnömonit

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.