Vertebral arter
Vertebral arter (İng. vertebral artery; Lat. arteria vertebralis), subklavyen arterden çıkarak boyun omurlarının yan çıkıntılarındaki kanaldan yukarı ilerleyen ve beynin arka dolaşımını besleyen atardamardır.
Etimoloji
Latince omur anlamındaki vertebra sözcüğünden türetilmiştir; damarın omurlar içinden geçen seyrini anlatır.
Klinik bağlam
Damar, subklavyen arterin ilk dalı olarak ayrılır ve genellikle altıncı boyun omurundan girerek yukarı doğru ilerler; birinci omurun üzerinde geriye ve içe dönerek kafa boşluğuna girer. İki taraflı damar, beyin sapının önünde birleşerek baziler arteri oluşturur. Bu sistemden çıkan dallar beyin sapını, beyinciği, iç kulağı, talamusun bir bölümünü ve oksipital lobu besler; Willis poligonu aracılığıyla ön dolaşımla bağlantı kurar.[1]
İki taraf arasında belirgin çap farkı olması sıktır ve normal bir değişkenliktir; bir tarafın ince olması ya da baziler artere katılmadan sonlanması, görüntülemede hastalık sanılmamalıdır.
Arka dolaşım inmeleri, ön dolaşımdakilere göre daha güç tanınır. Baş dönmesi, çift görme, konuşma ve yutma güçlüğü, denge kaybı, bulantı ve bilinç değişikliği tipiktir; bu belirtiler iç kulak hastalıklarına ya da genel durum bozukluğuna bağlanarak tanı gecikebilir. Bu, klinikteki en önemli tuzaklardan biridir. Beyin sapının bir yarısını tutan tıkanmalarda, yüzde bir tarafta ve gövdede karşı tarafta duyu kaybı gibi çaprazlanmış bulgular ortaya çıkar; bu örüntü yerleşimi güçlü biçimde gösterir. Wallenberg sendromu, bu damardan çıkan arka alt serebellar arterin ya da damarın kendisinin tıkanmasıyla gelişir.
Damarın yırtılması, genç erişkinlerde inmenin önde gelen nedenlerindendir. Diseksiyon, boyun travması, ani baş hareketi, boyun manipülasyonu ya da kendiliğinden gelişebilir; bağ dokusu hastalıkları riski artırır. Tipik olarak ense ve baş arkasında ani başlayan ağrı, ardından saatler-günler içinde nörolojik bulgular ortaya çıkar. Genç bir hastada açıklanamayan ense ağrısı ile birlikte denge bozukluğu ya da görme yakınması, aksi gösterilene dek bu tablo olarak değerlendirilmelidir. Tanı, damar görüntülemesiyle konur.
Subklavyen çalma sendromunda, damarın çıkışından önce subklavyen arterde darlık bulunur; kolun kullanılması sırasında kan, beyinden kola doğru ters yönde akar ve baş dönmesi ile bayılma görülür. Kollar arasında belirgin kan basıncı farkı, bu tanıyı düşündüren basit bir bulgudur.
Yönetimde akut iskemik inme ilkeleri geçerlidir; uygun hastalarda tromboliz ve baziler arter tıkanmasında trombektomi uygulanır. Baziler tıkanma, tedavi edilmediğinde çok yüksek ölüm oranı taşıdığından zaman penceresi daha esnek değerlendirilir. Diseksiyonda antitrombotik tedavi verilir; antikoagülasyon ile antiagregan tedavi arasında belirgin üstünlük gösterilmemiştir.
Girişimsel açıdan damar, boyun bölgesindeki işlemlerde risk altındadır. Santral venöz kateter takılırken, özellikle internal juguler ve subklavyen girişimde yanlışlıkla delinmesi ciddi kanama ve hematoma yol açabilir; ultrason kılavuzluğu bu riski azaltır. Boyun bölgesindeki sinir bloklarında ve servikal cerrahide de damarın seyri göz önünde bulundurulur. Ayrıca boyun omurgası cerrahisinde vida yerleşimi sırasında yaralanma, en korkulan komplikasyonlardandır.
Beyin ölümü değerlendirmesinde ve dolaşımın durduğunun gösterilmesinde, bu sistemin akımı da incelenen damarlar arasındadır.
Eş anlamlılar
- Arteria vertebralis
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.