İçeriğe atla

İlaç etkileşimi

DrSozluk sitesinden

İlaç etkileşimi (İng. drug interaction), bir ilacın etkisinin başka bir ilaç, besin ya da bitkisel ürün tarafından değiştirilmesidir. Etki artabilir, azalabilir ya da beklenmeyen bir yan etki ortaya çıkabilir.

Etimoloji

Karşılıklı etki anlamındaki "etkileşim" sözcüğünden oluşan betimleyici bir terimdir.

Klinik bağlam

Etkileşimler iki temel başlıkta incelenir. Farmakokinetik etkileşimlerde ilacın emilimi, dağılımı, metabolizması ya da atılımı değişir; kandaki düzey farklılaşır. Farmakodinamik etkileşimlerde ise düzey değişmez, ancak etkiler aynı ya da karşıt yönde birleşir.[1]

Farmakokinetik etkileşimlerin en önemli kaynağı karaciğerdeki sitokrom P450 enzim sistemidir. Bu enzimleri baskılayan ilaçlar — bazı azol antifungaller, makrolid antibiyotikler, ritonavir, amiodaron — birlikte kullanılan ilacın düzeyini yükselterek toksisiteye yol açar. Enzimleri uyaran ilaçlar — rifampisin, karbamazepin, fenitoin, sarı kantaron — ise düzeyi düşürerek tedavinin etkisiz kalmasına neden olur. Enzim baskılanması saatler içinde başlarken, uyarılma günler alır ve ilaç kesildikten sonra da bir süre sürer; bu zaman farkının bilinmemesi, doz ayarlamasında hata kaynağıdır. Greyfurt suyu bağırsak enzimlerini baskılayarak bazı ilaçların emilimini belirgin biçimde artırır.

Taşıyıcı proteinler ikinci önemli düzenektir; P-glikoprotein üzerinden gelişen etkileşimler, doğrudan etkili oral antikoagülanlar ve digoksin için klinik olarak anlamlıdır. Protein bağlanması ve böbrek atılımı üzerinden gelişen etkileşimler de vardır; böbrek işlevi bozuk hastada atılımı böbrekten olan ilaçların birikmesi sık görülen bir sorundur.

Farmakodinamik etkileşimler çoğunlukla daha kolay öngörülür. Sedatif etkili ilaçların — benzodiazepinler, opioidler, antipsikotikler, alkol — birlikte kullanılması solunum baskılanmasına yol açar; bu birliktelik, ilaçla ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerindendir. Kanama riski, antikoagülan ile antiagregan ya da steroid dışı antiinflamatuar ilaçların birleşmesiyle artar. Serotonerjik ilaçların bir arada kullanılması serotonin sendromuna, QT aralığını uzatan ilaçların birleşmesi ise ölümcül ritim bozukluğuna neden olabilir. Potasyum tutucu diüretikler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve potasyum destekleri birlikte kullanıldığında hiperkalemi gelişir.

Dar terapötik aralıklı ilaçlar özel dikkat gerektirir: varfarin, digoksin, lityum, fenitoin, teofilin, immünsüpresifler ve aminoglikozidler. Bu ilaçlarda küçük düzey değişiklikleri ciddi sonuç doğurur; düzey izlemi ve doz ayarı zorunludur.

Yaşlı hastalar, çoklu ilaç kullanımı nedeniyle en yüksek risk grubudur. Yaşla birlikte organ işlevlerinin azalması ve vücut bileşiminin değişmesi, etkileşimlerin sonuçlarını ağırlaştırır. Sık karşılaşılan bir hata reçeteleme çağlayanıdır: bir ilacın yan etkisi yeni bir hastalık sanılarak ikinci bir ilaç eklenir ve zincir uzar. Bu nedenle yeni bir belirti ortaya çıktığında, önce ilaç listesinin gözden geçirilmesi önerilir.

Yoğun bakımda risk daha da yüksektir: çok sayıda ilacın birlikte kullanılması, organ işlevlerinin dalgalanması, sürekli infüzyonlar ve beslenme desteğiyle etkileşimler bir aradadır. Enteral beslenmenin bazı ilaçların emilimini bozması ve tüpten verilen ilaçların uygunsuz biçimde ezilmesi, sık karşılaşılan sorunlardır. Ayrıca damar yolunda geçimsiz ilaçların aynı hattan verilmesi çökelmeye yol açabilir.

Korunmada ilaç listesinin her vizitte gözden geçirilmesi, gereksiz ilaçların kesilmesi, etkileşim denetim araçlarının kullanılması ve hastanın kullandığı bitkisel ürünlerin sorgulanması etkilidir. Elektronik uyarı sistemleri yararlıdır ancak çok sayıda önemsiz uyarı vermesi, hekimlerin uyarıları görmezden gelmesine yol açar; bu nedenle klinik değerlendirmenin yerini almaz.

Eş anlamlılar

  • İlaç-ilaç etkileşimi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.