İçeriğe atla

İnfiltrasyon

DrSozluk sitesinden

İnfiltrasyon (İng. infiltration; Lat. infiltrare, sızmak), bir maddenin ya da hücrenin normalde bulunmadığı dokuya sızarak yayılmasıdır.

Etimoloji

Latince in- (içine) ön eki ile filtrare (süzmek) fiilinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Terim, tıpta birbirinden farklı üç bağlamda kullanılır: damar yolundan verilen sıvının doku arasına kaçması, hücrelerin dokuya yayılması ve ilacın doku içine uygulanması. Bağlamın belirtilmemesi, klinik iletişimde karışıklığa yol açar.[1]

Damar yolu bağlamında, kateterin damardan çıkması ya da damar duvarının delinmesi sonucu sıvı çevre dokuya birikir. Bölgede şişlik, soğukluk, solukluk, gerginlik ve infüzyon hızında yavaşlama görülür. Zarar verici bir ilaç söz konusuysa duruma ekstravazasyon denir ve doku nekrozuna yol açabilir.

Bu ayrım kritiktir. Kemoterapi ilaçları, vazopressörler, yoğun potasyum çözeltileri, kalsiyum ve hipertonik sıvılar ağır doku hasarı yapar. Erken bulgu, ağrı ve yanma hissidir; hasta bu yakınmayı bildirdiğinde infüzyon durdurulmalıdır. En sık hata, yakınmanın önemsenmemesi ve infüzyonun sürdürülmesidir.

Yönetimde kateter hemen kapatılır, ilaç geri çekilmeye çalışılır, uzuv yükseltilir ve ilaca özgü karşıt tedavi uygulanır. Bazı ilaçlarda soğuk, bazılarında sıcak uygulama önerilir; bu ayrım ilaca göre değişir. Adrenalin ve benzeri damar büzücü ilaçların kaçağında, bölgeye fentolamin uygulaması doku kaybını önleyebilir.

Bu nedenle vezikan özellikli ilaçların merkezî venöz kateterden verilmesi tercih edilir. Kateter yerinin düzenli değerlendirilmesi ve alarm veren pompaların izlenmesi temel önlemlerdir.

Patoloji bağlamında terim, hücrelerin dokuya yayılmasını anlatır. İltihabi hücrelerin dokuyu doldurması, lösemi hücrelerinin organlara yerleşmesi ve tümörün çevre dokuya ilerlemesi bu kapsamdadır. Tümörün sınır aşarak komşu dokuya girmesi, iyi huylu ve kötü huylu ayrımının temel ölçütlerindendir. Ayrıca yağ infiltrasyonu, karaciğerde ve kalpte biriken yağ dokusunu tanımlar.

Radyolojide akciğer filminde görülen dağınık yoğunluk artışları için de kullanılır; ancak bu kullanım özgül değildir. Aynı görünüm pnömoni, akciğer ödemi, kanama, tümör ve iltihabi hastalıklarda bulunabilir. Bu nedenle raporlarda daha tanımlayıcı terimlerin kullanılması önerilir; belirsiz kullanım, klinik yorumda hataya yol açar.

Anestezi bağlamında ise ilacın doku içine uygulanmasını anlatır. Lokal anestezikin yara kenarına ya da cerrahi alana verilmesi, ameliyat sonrası ağrıyı azaltır. Burada en önemli güvenlik konusu, kiloya göre hesaplanan en yüksek dozun aşılmaması ve damar içine verilmemesidir; sistemik toksisite ölümcül olabilir.

Ayrıca tümörlü dokuya uygulanan lokal anestezi ve enfekte bölgeye enjeksiyon, enfeksiyonu yayma riski nedeniyle uygun değildir.

Eş anlamlılar

  • Sızma
  • Doku içine yayılım

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Kumar V ve ark., Robbins & Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2020.