İçeriğe atla

Beta bloker

DrSozluk sitesinden
(Beta sayfasından yönlendirildi)

Beta bloker (İng. beta blocker), beta adrenerjik reseptörleri bloke ederek kalp hızını, kasılma gücünü ve renin salınımını azaltan ilaç grubudur.

Etimoloji

Beta adrenerjik reseptörleri engelleme özelliğinden adlandırılmıştır.

Klinik bağlam

İlaçlar, katekolaminlerin beta reseptörler üzerindeki etkisini yarışmalı biçimde engeller. Beta-1 blokajı kalpte hızı ve kasılmayı azaltır, atriyoventriküler iletiyi yavaşlatır ve böbrekte renin salınımını baskılar. Beta-2 blokajı ise bronş ve damar düz kasında istenmeyen etkilere yol açar; bu nedenle kardiyoselektif ajanlar — metoprolol, bisoprolol, atenolol — solunum yolu hastalığı bulunanlarda tercih edilir. Karvedilol ve labetalol ek alfa blokaj etkisiyle damar direncini de düşürür.[1]

Kullanım alanları geniştir: kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı ve miyokard infarktüsü sonrası ikincil korunma, hız denetimi gerektiren aritmiler, hipertansiyon, uzun QT sendromu, hipertrofik kardiyomiyopati, özofagus varisi kanamasının önlenmesi, migren profilaksisi, esansiyel tremor ve tirotoksikoz.

Kalp yetersizliğinde kullanım, ilk bakışta çelişkili görünür: kasılmayı azaltan bir ilacın sağkalımı uzatması, uzun süreli sempatik aşırı etkinliğin kalp kasında yeniden şekillenmeyi hızlandırmasıyla açıklanır. Ancak zamanlama belirleyicidir: ilaç, hasta hacim yönünden dengelendikten sonra düşük dozla başlatılmalı ve kademeli artırılmalıdır. Akut dekompanse dönemde başlanması durumu ağırlaştırır. Buna karşılık kronik kullanan bir hastada ilacın alevlenme sırasında gereksiz kesilmesi de sık yapılan bir hatadır; çoğu olguda doz azaltılarak sürdürülür.

Kontrendikasyonlar ve dikkat gerektiren durumlar bilinmelidir: ileri derecede bradikardi, yüksek dereceli atriyoventriküler blok, dekompanse kalp yetersizliği, ağır astım ve şok. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında kardiyoselektif ajanların güvenle kullanılabildiği gösterilmiştir; bu grupta ilacın gereksiz yere verilmemesi, kanıta karşın süren bir uygulama sorunudur.

Klinik açıdan iki güvenlik kuralı öne çıkar. Birincisi, feokromositomada beta blokerin alfa blokajdan önce başlatılmamasıdır; karşılıksız alfa etkisi ağır hipertansif krize ve akciğer ödemine yol açar. İkincisi, kokain ve amfetamin zehirlenmelerinde tek başına kullanımının sakıncalı kabul edilmesidir; bu tablolarda benzodiazepinler ve damar genişleticiler tercih edilir.

Ani kesilme, geri tepme olgusuna yol açar: reseptör duyarlılığının artması nedeniyle taşikardi, hipertansiyon ve iskemi görülebilir. Bu nedenle uzun süreli kullanan hastalarda ilaç kademeli azaltılmalı; perioperatif dönemde ise sürdürülmelidir. Perioperatif dönemde yeni başlanan yüksek doz beta blokerin inme ve ölüm riskini artırdığı gösterilmiştir; bu nedenle ameliyat öncesi yeni başlama önerilmez ancak kronik kullanım kesilmez. Bu ayrım, sıklıkla karıştırılan bir noktadır.

Yan etkiler yorgunluk, bradikardi, hipotansiyon, uyku bozukluğu, cinsel işlev bozukluğu, ekstremitelerde soğukluk ve depresif belirtilerdir. Diyabetli hastalarda hipoglisemi belirtilerini maskeleyebilir; ancak terleme korunur — bu ayrıntı hastaya anlatılmalıdır.

Zehirlenme, en ölümcül ilaç aşırı alımları arasındadır: bradikardi, hipotansiyon, hipoglisemi ve bilinç bozukluğuyla seyreder. Tedavide yüksek doz atropin, sıvı, vazopressörler, glukagon, yüksek doz insülin ile glukoz ve dirençli olgularda lipit emülsiyonu ile mekanik destek kullanılır. Glukagonun beta reseptöründen bağımsız yolla etki göstermesi, bu tabloda tercih edilme nedenidir.

Eş anlamlılar

  • Beta adrenerjik reseptör blokeri

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.