İçeriğe atla

Diş minesi

DrSozluk sitesinden

Diş minesi (İng. dental enamel), dişin görünen bölümünü örten, vücudun en sert dokusudur.

Etimoloji

Türkçe diş sözcüğü ile mine sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Doku, büyük ölçüde hidroksiapatit kristallerinden oluşur ve çok az organik madde içerir. Hücre içermez; bu nedenle bir kez oluştuktan sonra yenilenmez.[1]

Bu özellik, klinik açıdan belirleyicidir: mine kaybı geri dönüşsüzdür. Erken dönemde yalnızca demineralizasyon aşamasında florür ve tükürük aracılığıyla onarım mümkündür.

Çürük süreci, ağız bakterilerinin şekerleri fermente ederek asit üretmesiyle başlar. Ortam asitliği belirli bir eşiğin altına indiğinde mineral kaybı başlar.

Bu nedenle şeker alımının miktarından çok sıklığı belirleyicidir; gün içinde sık şekerli tüketim, asit ataklarının süresini uzatır.

Tükürük, koruyucu işlevin merkezindedir. Asidi tamponlar, mineral sağlar ve bakterileri temizler.

Bu nedenle ağız kuruluğu, hızlı ilerleyen ve yaygın çürüklere yol açar. Çürükler, normalde etkilenmeyen diş boyunlarında ve yüzeylerde ortaya çıkar; bu dağılım tanısal bir ipucudur.

Ağız kuruluğunun en sık nedeni ilaçlardır; antikolinerjik etkili ilaçlar, antidepresanlar ve antihistaminikler sorumludur. Sjögren sendromu ve baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi diğer önemli nedenlerdir.

Bu hastalarda diş bakımı, tedavinin ayrılmaz parçasıdır; ihmal edilmesi geri dönüşsüz diş kaybına yol açar.

Erozyon, bakteriyel olmayan asit maruziyetine bağlı mine kaybıdır. Bu ayrım klinik açıdan önemlidir.

Başlıca nedenler reflü hastalığı, yineleyen kusma, yeme bozuklukları, asitli içecekler ve mesleki asit maruziyetidir.

Erozyonun dağılımı, nedeni gösterir. İçten kaynaklanan asitte dişlerin damak yüzeyleri etkilenir; bu bulgu, gizlenen yeme bozukluğunun ve reflünün önemli bir göstergesidir.

Bu nedenle diş hekimi tarafından saptanan bu bulgu, tıbbi değerlendirme gerektirir; sistemik hastalığın ilk işareti olabilir.

Gelişimsel bozukluklar da görülür. Doğumsal ve kalıtsal mine bozuklukları, çocukluk çağı hastalıkları ve beslenme yetersizlikleri mine yapısını etkiler.

Çölyak hastalığında mine bozuklukları görülür ve tanı konmamış olgularda ipucu oluşturur.

Florozis, çocukluk döneminde aşırı florür alımına bağlıdır; beneklenme ve renk değişikliği yapar.

Tetrasiklin grubu antibiyotikler, gelişim döneminde diş renklenmesine yol açar; bu nedenle küçük çocuklarda ve gebelikte uzun süreli kullanımdan kaçınılır. Ancak kısa süreli kullanımda risk çok düşüktür ve yaşamı tehdit eden enfeksiyonlarda bu kaygı tedaviyi engellememelidir.

Korunmada florür kullanımı, şeker sıklığının azaltılması, düzenli fırçalama ve diş hekimi izlemi etkilidir.

Eş anlamlılar

  • Enamel

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Kang S ve ark. (ed.), Fitzpatrick's Dermatology, 9. baskı, 2019.