Duyarlılık ve özgüllük
Duyarlılık ve özgüllük (İng. sensitivity and specificity), bir tanı testinin doğruluğunu tanımlayan iki temel ölçüttür.
Etimoloji
Testin hastalığı yakalama ve sağlamı ayırt etme yeteneklerini anlatan Türkçe terimlerdir.
Klinik bağlam
Duyarlılık, hastalığı olanlar arasında testin pozitif çıkma oranıdır. Özgüllük ise hastalığı olmayanlar arasında testin negatif çıkma oranıdır. Bu iki ölçüt, testin kendine ait özellikleridir ve hastalığın toplumdaki sıklığından etkilenmez.[1]
Klinik kullanımda pratik bir kural vardır: duyarlılığı yüksek bir testin negatif çıkması hastalığı dışlar; özgüllüğü yüksek bir testin pozitif çıkması ise tanıyı koyar. Bu ilke, tarama ve doğrulama testlerinin ayrı ayrı seçilmesinin gerekçesidir.
Bu nedenle tarama testleri duyarlılığı yüksek, doğrulama testleri ise özgüllüğü yüksek olacak biçimde tasarlanır. HIV enfeksiyonu tanısında önce duyarlı tarama, ardından özgül doğrulama testinin yapılması bu mantığa dayanır.
Ancak klinik karar, yalnızca bu iki ölçütle verilemez. Asıl önemli olan kestirim değerleridir: pozitif bir sonucun gerçekten hastalığı gösterme olasılığı ve negatif bir sonucun hastalığı dışlama olasılığı.
Kestirim değerleri, testin özelliklerinden bağımsız olarak hastalığın sıklığına bağlıdır. Bu ilişki, alanın en kritik ve en sık gözden kaçan noktasıdır.
Seyrek bir hastalıkta, özgüllüğü çok yüksek bir test bile çok sayıda yanlış pozitif üretir. Bu nedenle belirtisiz kişilerde ayrım gözetmeden yapılan taramalar, gereksiz kaygı, ek girişimler ve zarar doğurur. Tarama programlarının belirli risk gruplarıyla sınırlandırılmasının nedeni budur.
Aynı ilke, tersi durumda da geçerlidir: hastalığın olasılığının çok yüksek olduğu bir hastada, testin negatif çıkması tanıyı dışlamaz. Yüksek olasılıklı hastada normal D-dimer değerine güvenerek pulmoner emboliyi dışlamak, bu hatanın klasik örneğidir.
Bu nedenle test istenmeden önce test öncesi olasılığın tahmin edilmesi gerekir; klinik skorlar bu amaçla geliştirilmiştir.
Olabilirlik oranları, test sonucunun olasılığı ne kadar değiştirdiğini gösterir ve iki ölçütü tek bir sayıda birleştirir.
Eşik değerin seçimi, iki ölçüt arasında ödünleşme yaratır. Eşiğin düşürülmesi duyarlılığı artırırken özgüllüğü azaltır; yükseltilmesi ise tersini yapar. Bu ilişki alıcı işletim eğrisiyle gösterilir.
Bir diğer önemli kavram, testin yalnızca aradığını bulabilmesidir; panelde bulunmayan bir etken ya da değerlendirilmeyen bir bölge, sonuç normal olsa da hastalıktan sorumlu olabilir.
Sonuçların klinik bağlam içinde yorumlanması, laboratuvar tıbbının temel ilkesidir.
Eş anlamlılar
- Sensitivite ve spesifisite
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.