Negatif
Negatif (İng. negative; Lat. negare, yadsımak), bir tetkikte aranan bulgunun saptanmaması ya da bir muayene bulgusunun yokluğu anlamında kullanılan terimdir.
Etimoloji
Latince negare (yadsımak, olumsuzlamak) fiilinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Terimin en yaygın kullanımı laboratuvar ve görüntüleme sonuçlarıdır. Ancak bir sonucun bu biçimde bildirilmesi, hastalığın bulunmadığı anlamına gelmez; yalnızca aranan bulgunun o testle, o anda saptanmadığını gösterir. Bu ayrım, klinik akıl yürütmenin en temel noktalarındandır.[1]
Sonucun yorumu, testin duyarlılığına ve hastanın test öncesi olasılığına bağlıdır. Duyarlılığı yüksek bir testin negatif çıkması, hastalığı büyük ölçüde dışlar; buna karşılık olasılığın çok yüksek olduğu bir hastada aynı sonuç güven vermez. Bu ilişki, Bayes yaklaşımının klinikteki karşılığıdır.
Yalancı negatiflik, birçok nedenle ortaya çıkar. Pencere dönemi, enfeksiyon testlerinde en bilinen örnektir: temastan hemen sonra yapılan HIV enfeksiyonu ve hepatit C testleri negatif çıkabilir. Bu nedenle uygun aralıklarla yineleme gerekir.
Örnek alım hataları da önemlidir. Yetersiz hacimde alınan kan kültürü, antibiyotik başlandıktan sonra alınan örnek, uygun olmayan taşıma koşulları ve yanlış bölgeden alınan sürüntü, gerçek etkenin gözden kaçmasına yol açar.
Görüntülemede de aynı ilke geçerlidir. Erken dönem inmede tomografi normal bulunur; bu nedenle klinik bulgular tedaviyi yönlendirir. Gizli kalça kırığında düz grafi normal olabilir; kuşku sürüyorsa ileri görüntüleme yapılır. Pulmoner embolide yüksek olasılıklı hastada normal görüntüleme, tanıyı tek başına dışlamaz.
Muayene bulguları için de benzer bir tuzak vardır. Menenjitte ense sertliğinin bulunmaması, apandisitte klasik bulguların eksik olması ve miyokart enfarktüsünde elektrokardiyografinin normal olması, tanıları dışlamaz. Yaşlılarda, bağışıklığı baskılanmış hastalarda ve diyabet hastalarında bulgular sıklıkla silik seyreder.
Bir diğer önemli kavram, "tetkik normal" ifadesinin hasta ve hekim üzerinde yarattığı yanlış güvendir. Normal sonuç, izlem gereksinimini ortadan kaldırmaz; belirtileri süren hastada yeniden değerlendirme planlanmalıdır. Güvenlik ağı önerileri — hangi bulgularda yeniden başvurulması gerektiği — taburculuğun ayrılmaz parçasıdır.
Bazı testlerde negatif sonucun değeri, pozitif sonucundan yüksektir. Çölyak hastalığında ilgili doku uygunluk gen tiplerinin bulunmaması hastalığı büyük ölçüde dışlar; D-dimer testinin düşük olasılıklı hastada normal bulunması pulmoner emboliyi dışlar. Bu testler, dışlama amacıyla kullanılır.
Terim ayrıca muayene bulgularının yokluğunu belirtmek için de kullanılır; kayıtlarda hangi bulguların arandığı ve bulunmadığı açıkça yazılmalıdır. "Muayene normal" ifadesi, hangi sistemlerin değerlendirildiğini göstermediğinden yetersizdir.
Eş anlamlılar
- Olumsuz sonuç
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.