İçeriğe atla

Bayes

DrSozluk sitesinden

Bayes (İng. Bayesian reasoning), yeni kanıtın var olan olasılığı nasıl güncellediğini tanımlayan akıl yürütme yaklaşımıdır.

Etimoloji

Yaklaşımın temelini oluşturan teoremi geliştiren Thomas Bayes'in adından gelir.

Klinik bağlam

Yaklaşımın klinik karşılığı şudur: bir test sonucu, tanıyı tek başına koymaz; yalnızca var olan olasılığı değiştirir.[1]

Süreç üç öğeye dayanır: test öncesi olasılık, testin gücü ve test sonrası olasılık.

Test öncesi olasılık, öykü, muayene ve hastalığın toplumdaki sıklığından çıkarılır. Klinik skorlar bu tahmini yapılandırır.

Testin gücü, olabilirlik oranıyla ifade edilir. Bu oran, duyarlılık ve özgüllük değerlerini tek bir sayıda birleştirir ve olasılığın ne kadar değişeceğini gösterir.

Bu çerçeve, günlük uygulamadaki birçok hatayı açıklar.

Birincisi, aynı test sonucunun farklı hastalarda farklı anlam taşımasıdır. Düşük olasılıklı hastada pozitif sonuç çoğu kez yanlış pozitiftir; yüksek olasılıklı hastada negatif sonuç tanıyı dışlamaz.

Bu nedenle yüksek olasılıklı hastada normal D-dimer değerine güvenerek pulmoner emboliyi dışlamak, klasik bir hatadır.

İkincisi, hastalığın seyrek olduğu topluluklarda taramanın çok sayıda yanlış pozitif üretmesidir. Bu ilke, taramanın belirli risk gruplarıyla sınırlandırılmasının gerekçesidir.

Üçüncüsü, yönetimi değiştirmeyecek testlerin istenmemesi gerektiğidir. Test öncesi olasılık zaten çok yüksek ya da çok düşükse, sonuç kararı değiştirmez ve yalnızca zarar riski doğurur.

Bu yaklaşım, test eşiği ve tedavi eşiği kavramlarını doğurur. Olasılık test eşiğinin altındaysa inceleme yapılmaz; tedavi eşiğinin üzerindeyse test beklenmeden tedaviye başlanır.

Bu ilke, birçok acil durumda uygulanır. Meningokoksemi kuşkusunda antibiyotiğin, anafilakside adrenalinin ve parasetamol zehirlenmesinde asetilsisteinin test sonucu beklenmeden verilmesi bu mantığa dayanır.

Klinik akıl yürütmede sık görülen önyargılar, bu çerçeveyle açıklanabilir. Çapa etkisi, ilk edinilen bilgiye aşırı bağlanarak olasılığın yeni kanıtla güncellenmemesidir.

Erken kapanma ise ilk akla gelen tanıda karar kılıp diğer olasılıkları değerlendirmemektir.

Bulunabilirlik önyargısı, yakın zamanda görülen bir tanının olasılığının abartılmasıdır.

Bu yaklaşımın öğretilmesi, gereksiz test istemini azaltır ve tanısal doğruluğu artırır.

Uygulamada sayısal hesaplama gerekmez; asıl beceri, test öncesi olasılığın bilinçli olarak tahmin edilmesi ve sonucun bu bağlamda yorumlanmasıdır.

Eş anlamlılar

  • Bayesçi akıl yürütme

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.