Girişimsel radyoloji
Girişimsel radyoloji (İng. interventional radiology), görüntüleme kılavuzluğunda, küçük kesilerle ya da kesisiz olarak tanısal ve tedavi edici işlemlerin yapıldığı radyoloji alt dalıdır.
Etimoloji
Görüntüleme eşliğinde girişim yapılmasını anlatan betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
Alanın temel ilkesi, açık cerrahi gerektiren birçok sorunun damar içinden ya da deri yoluyla, minimal doku hasarıyla çözülebilmesidir. Bu sayede iyileşme süresi kısalır, komplikasyon oranı düşer ve cerrahiye uygun olmayan hastalara tedavi olanağı sağlanır. İşlemler floroskopi, ultrason, bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans kılavuzluğunda yapılır.[1]
Damar içi uygulamalar geniş bir yelpaze oluşturur: darlıkların balonla genişletilmesi ve stentlenmesi, trombektomi ve tromboliz, anevrizmaların koil ve stent-greftle kapatılması, kanamalarda embolizasyon, aort anevrizmasında endovasküler onarım, tümörlerde kemoembolizasyon ve radyoembolizasyon ile diyaliz erişiminin kurtarılması.
Kanama denetimi, alanın en belirgin katkılarından biridir. Sindirim sistemi kanamalarında, travmada solid organ yaralanmalarında, doğum sonrası kanamada ve masif hemoptizide embolizasyon, cerrahiye alternatif oluşturur ve organ koruyucudur. Travmada dalak ve karaciğer yaralanmalarının cerrahi olmadan yönetilebilmesi, büyük ölçüde bu yöntemler sayesindedir.
Damar dışı uygulamalar arasında apse drenajı, safra yollarının boşaltılması, perkütan nefrostomi, biyopsiler, beslenme tüpü yerleştirilmesi, plevral ve karın içi sıvı drenajı, vena kava filtresi yerleştirilmesi, tümör ablasyonu ve omurga girişimleri bulunur.
Kaynak denetimi kavramı bu alanda merkezî önemdedir: enfeksiyon odağının boşaltılması, tıkalı safra yolunun ya da idrar yolunun açılması, antibiyotik tedavisinden daha belirleyicidir. Kolanjit ve obstrüktif piyonefrozda gecikmeden yapılan drenaj yaşam kurtarıcıdır.
Santral venöz erişim de bu alanın önemli bir bölümüdür; ultrason ve floroskopi kılavuzluğunda tünelli kateter ve port yerleştirilmesi, komplikasyon oranını belirgin biçimde azaltır.
İşlem öncesi hazırlıkta pıhtılaşma durumu, trombosit sayısı, antitrombotik ilaç kullanımı, böbrek işlevi, alerji öyküsü ve gebelik durumu değerlendirilir. İşlemin kanama riskine göre eşikler belirlenir; her hastada rutin plazma ya da trombosit verilmesi önerilmez.
Komplikasyonlar arasında kanama, damar yaralanması, enfeksiyon, kontrast maddeye bağlı böbrek hasarı ve alerjik tepkimeler, embolizasyon sonrası sendrom ve hedef dışı embolizasyon bulunur. Embolizasyon sonrası sendrom — ateş, ağrı, halsizlik — beklenen bir tablodur ve enfeksiyonla karıştırılmamalıdır. Femoral girişim sonrası açıklanamayan hipotansiyon ve yan ağrısı, retroperitoneal kanamayı düşündürmelidir.
Işınım güvenliği, uzun süren girişimlerde önemlidir; hasta deri dozu izlenmeli, atımlı skopi, kolimasyon ve süre kısaltma teknikleri uygulanmalıdır. Ekip için kurşun önlük, tiroit koruyucu ve dozimetre kullanımı standarttır.
Anestezi ve sedasyon açısından işlemler çoğunlukla bilinçli sedasyonla yapılır; ancak ağrılı, uzun süren ya da hareketsizlik gerektiren işlemlerde genel anestezi tercih edilir. Kritik hastanın görüntüleme birimine taşınması kendi başına risk taşır; taşıma öncesi hazırlık, izlem ve ekip planlaması gerekir. Bu nedenle bazı işlemlerin yatak başında ultrason eşliğinde yapılması yeğlenir.
İşlem sonrası izlemde giriş yerinin değerlendirilmesi, distal nabızlar, sıvı dengesi ve böbrek işlevi takip edilir.
Eş anlamlılar
- Girişimsel görüntüleme
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Adam A ve ark. (ed.), Grainger & Allison's Diagnostic Radiology, 7. baskı, 2020.