Halotan
Halotan (İng. halothane), 1950'lerde klinik kullanıma giren ve modern inhalasyon anestezisinin başlangıcını oluşturan halojenli uçucu anestezik ajandır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde terk edilmiştir.
Etimoloji
Ad, molekülün halojen atomları içeren yapısını belirtir; flor, klor ve brom içeren bir hidrokarbondur.
Klinik bağlam
İlacın tarihsel önemi, kendinden önceki ajanların — eter ve siklopropan — yanıcı ve patlayıcı olmasından kaynaklanır. Halotan yanıcı değildir, kokusu görece hoştur ve havayolunu iritan etkisi düşüktür; bu özellikler, inhalasyonla anestezi indüksiyonunu güvenli ve uygulanabilir kılmıştır. Yüksek gücü sayesinde düşük derişimlerde etkilidir. Bu nedenle uzun yıllar dünya genelinde standart ajan olmuş, özellikle çocuk anestezisinde yaygın kullanılmıştır.[1]
Terk edilmesinin başlıca nedenleri iki başlıkta toplanır. Birincisi kardiyovasküler etkileridir: miyokart kasılmasını belirgin biçimde baskılar, kalp hızını yavaşlatır ve — en önemlisi — miyokardı katekolaminlerin aritmojenik etkisine duyarlı hale getirir. Bu duyarlılaşma, özellikle adrenalin içeren lokal anestezik infiltrasyonu yapılan ya da endojen katekolamin salınımı artmış hastalarda ventriküler aritmilere yol açabilir; bu nedenle birlikte kullanılabilecek adrenalin miktarı sınırlandırılmıştır. İkincisi hepatotoksisitedir: ilaç önemli ölçüde karaciğerde metabolize olur ve oluşan reaktif ara ürünler, proteinlere bağlanarak bağışıklık aracılı bir yanıtı tetikleyebilir. Ortaya çıkan "halotan hepatiti", seyrek ancak yüksek ölüm oranlı fulminan bir tablodur; risk, kısa aralıklarla yinelenen maruziyetlerde ve erişkinlerde artar.
Bu nedenlerle günümüzde yerini sevofluran, izofluran ve desfluran almıştır. Sevofluran, halotanın en değerli özelliğini — havayolunu iritasyona uğratmadan inhalasyon indüksiyonu sağlamasını — devralmış, buna karşılık hepatotoksisite ve aritmi riski taşımamıştır. Buna karşın halotan, maliyet nedeniyle bazı ülkelerde kullanılmayı sürdürmektedir; bu nedenle özellikleri, uluslararası bağlamda çalışan hekimler açısından güncelliğini korur.
Diğer uçucu ajanlarla ortak özellikleri arasında doza bağlı solunum baskılanması, bronkodilatasyon, nondepolarizan nöromüsküler blokerlerin etkisini güçlendirme ve serebral damarları genişleterek intrakraniyal basınçı artırma sayılır. Halotan bu son etkiyi diğer ajanlardan daha belirgin biçimde gösterir. Ayrıca malign hipertermi tetikleyicisidir; bu tablonun tanımlanmasında ve mekanizmasının anlaşılmasında halotan ile ilgili klinik deneyim belirleyici olmuştur.
Halotanın bir başka özelliği, uterus düz kasını belirgin biçimde gevşetmesidir; bu etki, retansiyone plasenta gibi durumlarda geçici olarak yararlı görülmüşse de, postpartum kanama riskini artırdığından obstetrik kullanımı sınırlıdır.[2]
Klinik tuzakların başında, ameliyat sonrası dönemde ortaya çıkan sarılık ve karaciğer enzim yüksekliğinin cerrahi ya da enfeksiyöz nedenlere bağlanarak anestezik ilişkisinin sorgulanmaması gelir; öyküde yakın zamanda yinelenen anestezi maruziyeti önemlidir. Bir diğeri, ilacın kullanıldığı ortamlarda adrenalin içeren solüsyonların doz sınırının göz ardı edilmesidir. Ayrıca malign hipertermi yatkınlığı bulunan hastalarda anestezi cihazının uçucu ajan kalıntılarından arındırılması gerektiği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Fluothane