Ketamin
Ketamin (İng. ketamine), NMDA reseptörünü bloke ederek disosiyatif anestezi ve güçlü analjezi sağlayan intravenöz anestezi ajanıdır. Solunum dürtüsünü ve havayolu reflekslerini görece koruması ile hemodinamik profili, onu diğer indüksiyon ajanlarından ayırır.
Etimoloji
Ad, molekülün keton ve amin gruplarını içeren kimyasal yapısından türetilmiştir.
Klinik bağlam
İlaç, NMDA reseptörünün kanal içine yerleşerek uyarıcı iletiyi bloke eder; opioid ve monoaminerjik sistemler üzerinde de etkileri vardır. Oluşturduğu tablo, diğer anesteziklerden farklı olarak "disosiyatif" niteliktedir: hasta dış uyaranlardan kopmuştur ancak gözleri açık kalabilir ve kaslarda tonus sürer. Bu görünüm, deneyimsiz gözlemciler tarafından yetersiz anestezi sanılabilir.[1]
Kardiyovasküler etkileri ayırt edicidir. Ketamin, sempatik sinir sistemini uyararak ve katekolaminlerin geri alımını engelleyerek kalp hızını ve kan basıncını yükseltir; bu nedenle hipovolemi, travma ve septik şok gibi kararsız durumlarda değerlidir. Ancak bu etki dolaylıdır: kalp kası üzerindeki doğrudan etkisi baskılayıcıdır ve katekolamin depoları tükenmiş hastalarda — uzun süreli kritik hastalık, ileri kalp yetmezliği — beklenen destek yerine hipotansiyon görülebilir. Bu ayrım, ilacın "her zaman basıncı yükseltir" biçiminde anlaşılmasının neden yanlış olduğunu gösterir.
Solunum üzerindeki etkisi de üstünlük sağlar: solunum dürtüsü büyük ölçüde korunur, havayolu refleksleri görece sürer ve bronkodilatasyon yapar. Bu özellikler, ağır astım atağında ve zor havayolu durumlarında tercih nedenidir. Buna karşılık havayolu reflekslerinin korunması, aspirasyona karşı tam koruma sağlamaz; ayrıca salgı artışı belirgin olabilir ve gerektiğinde antisiyalog ajanlar kullanılır.
Kullanım alanları geniştir: acil serviste ve ameliyathanede indüksiyon, işlem sedasyonu — özellikle çocuklarda —, hastane öncesi analjezi, yanık pansumanları, ağır ağrının yönetimi ve status epileptikusun dirençli evresinde tedavi seçeneği olarak yer alır. Bu son endikasyonun mekanizması öğreticidir: nöbet uzadıkça GABA-A reseptörü sayısı azalırken NMDA reseptörlerinin zara taşınması arttığından, benzodiazepinlerin etkinliği düşerken ketamin anlamlı hale gelir. Ayrıca düşük dozda kullanıldığında opioid toleransını azaltır ve çoklu analjezinin bileşeni olarak ameliyat sonrası opioid gereksinimini düşürür. Son yıllarda dirençli depresyonda hızlı etkili tedavi olarak da kullanılmaya başlanmıştır.[2]
İstenmeyen etkilerin başında uyanma dönemindeki psikomimetik reaksiyonlar gelir: canlı rüyalar, halüsinasyonlar, ajitasyon ve kopukluk hissi. Erişkinlerde daha sık görülür; sakin bir ortam ve benzodiazepin uygulaması sıklığını azaltır. Diğer etkiler arasında salgı artışı, bulantı-kusma, göz içi basınçta yükselme ve seyrek olarak laringospazm bulunur. Uzun süreli ve yüksek dozda kullanımda mesane toksisitesi ve karaciğer enzim yüksekliği bildirilmiştir.
Kafa içi basınç üzerindeki etkisi uzun süre tartışılmıştır. Geleneksel olarak intrakraniyal basınçı artırdığı gerekçesiyle kafa travmasında kaçınılmışsa da, ventilasyonu denetlenen hastalarda böyle bir artışın gösterilmediği ve kan basıncını koruyarak beyin perfüzyon basıncını sürdürdüğü bildirilmiştir; günümüzde bu hastalarda kullanımı kabul edilmektedir.
Klinik tuzakların başında, hemodinamik desteğin garanti sayılması gelir; katekolamin rezervi tükenmiş hastada tersine bozulma olabileceği öngörülmelidir. Bir diğeri, disosiyatif tablonun yetersiz anestezi sanılarak gereksiz ek doz uygulanmasıdır. Ayrıca ilacın analjezik etkisinin güçlü olması, sedasyon ve amnezi gereksinimini ortadan kaldırmaz; işlem sedasyonunda yeterli derinlik ayrıca değerlendirilmelidir.
Eş anlamlılar
- Ketalar
- Esketamin (S-izomeri)