Etomidat
Etomidat (İng. etomidate), imidazol yapısında, hızlı etkili bir intravenöz anestezi indüksiyon ajanıdır. Belirgin hemodinamik kararlılık sağlaması nedeniyle kritik hastalarda yeğlenir; adrenal steroid sentezini baskılaması ise tartışmalı yönüdür.
Etimoloji
Ad, molekülün imidazol halkası içeren kimyasal yapısından türetilmiştir.
Klinik bağlam
İlaç, GABA-A reseptörüne bağlanarak inhibitör iletiyi güçlendirir ve saniyeler içinde bilinç kaybı sağlar. Etki süresi kısadır; uyanma, ilacın dokulara yeniden dağılımıyla gerçekleşir. Ayırt edici özelliği kardiyovasküler profilidir: propofolden farklı olarak damar direncini ve kalp kasılmasını belirgin biçimde etkilemez, bu nedenle kan basıncı büyük ölçüde korunur. Bu özellik, ilacı hipotansiyon, hipovolemi, ağır kalp hastalığı ve travma bulunan hastalarda değerli kılar.[1]
Buna karşılık ilacın analjezik etkisi yoktur; entübasyon için tek başına kullanıldığında sempatik yanıt baskılanmaz, bu nedenle çoğu uygulamada bir opioid ile birlikte verilir. Ayrıca serebral metabolizmayı ve kan akımını azaltarak intrakraniyal basınçı düşürür; kan basıncını korumasıyla birlikte bu özellik, beyin perfüzyon basıncının sürdürülmesi açısından nöroşirürjik ve travmatik beyin hasarı olan hastalarda üstünlük olarak değerlendirilir.
İlacın en çok tartışılan yönü, adrenal kortekste kortizol sentezinde görevli 11-beta-hidroksilaz enzimini baskılamasıdır. Tek bir indüksiyon dozunun bile enzim etkinliğini saatlerce azalttığı gösterilmiştir. Sürekli infüzyon biçiminde kullanımı, yoğun bakım hastalarında ölüm oranını artırdığının gösterilmesi üzerine terk edilmiştir. Tek dozun klinik sonuçlara etkisi ise uzun süredir tartışılmaktadır; özellikle sepsis ve septik şok hastalarında bu geçici baskılanmanın zararlı olup olmadığı netleşmemiştir. Güncel yaklaşım, ilacın hemodinamik üstünlüğü ile bu kuramsal riskin hasta bazında tartılması ve kritik hastalarda alternatiflerin — özellikle ketaminin — de değerlendirilmesi yönündedir.[2]
Diğer istenmeyen etkiler arasında miyoklonik hareketler öne çıkar; indüksiyon sırasında sık görülür, nöbet değildir ve genellikle zararsızdır, ancak entübasyonu güçleştirebilir ve gözlemcileri yanıltabilir. Enjeksiyon ağrısı belirgindir; büyük bir damar seçilmesi ve önceden opioid ya da lidokain uygulanması bu etkiyi azaltır. Ameliyat sonrası bulantı-kusma sıklığı diğer indüksiyon ajanlarına göre yüksektir. Ayrıca ilaç, propilen glikol içeren formülasyonlarda venöz iritasyona yol açabilir.
Klinik kullanım alanları arasında hızlı ardışık entübasyon, acil serviste ve yoğun bakımda kararsız hastanın entübasyonu, kardiyoversiyon ve kısa girişimler için sedasyon sayılır. Kardiyak cerrahide ve ağır aort darlığı gibi ön yük ile art yüke duyarlı hastalarda da yeğlenir.
Klinik tuzakların başında, hemodinamik kararlılığın "her hastada güvenli" biçiminde yorumlanması gelir; hipovolemik hastada bile derin sedasyon ve pozitif basınçlı ventilasyona geçiş, venöz dönüşü azaltarak dolaşım çöküşü yaratabilir — bu nedenle indüksiyon öncesi hacim ve vazopresör hazırlığı yapılmalıdır. Bir diğeri, miyoklonik hareketlerin nöbet sanılarak gereksiz antiepileptik uygulanmasıdır. Ayrıca ilacın adrenal etkisi nedeniyle, sonrasında gelişen açıklanamayan dirençli hipotansiyonda adrenal yetmezliğin akla getirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Hypnomidate