İçeriğe atla

Krikotiroidotomi

DrSozluk sitesinden

Krikotiroidotomi (İng. cricothyroidotomy), krikoid ve tiroit kıkırdakları arasındaki zardan geçilerek havayoluna acil erişim sağlanmasıdır. Entübasyon ve ventilasyonun başarısız olduğu durumlarda uygulanan son basamak girişimdir.

Etimoloji

Krikoid ve tiroit kıkırdaklarının adları ile Yunanca kesme anlamındaki tome sözcüğünden oluşur.

Klinik bağlam

Krikotiroid zar, boyunda derinin hemen altında yer alan ve üzerinde belirgin damar bulunmayan bir bölgedir; bu nedenle acil erişim için en uygun noktadır. Girişim, entübe edilemeyen ve ventile edilemeyen hasta tablosunda uygulanır. Bu tablo enderdir ancak dakikalar içinde ölümle sonuçlanır; bu nedenle karar hızı, tekniğin kendisinden daha belirleyicidir.[1]

Zorunlu duruma yol açan başlıca nedenler ağır yüz ve boyun travması, üst havayolu tıkanıklığı, anjiyoödem, yanık ve inhalasyon hasarına bağlı ödem, kanama, tümör ve öngörülemeyen güç havayoludur.

En sık ve en ölümcül hata, girişimin gecikmesidir. Ekipler çoğunlukla başarısız denemeleri yineler ve hasta hipoksiye girdikten sonra girişime karar verir. Güncel güç havayolu algoritmaları, bu nedenle belirli bir noktada "boyun cerrahi havayolu" adımına geçilmesini açıkça tanımlar ve karar anının önceden belirlenmesini önerir. Riskli hastalarda anestezi indüksiyonundan önce boyunda zarın el ile ya da ultrasonla işaretlenmesi, kritik anda zaman kazandırır.

Teknik olarak iki yaklaşım vardır. Cerrahi teknikte bistüri ile deri ve zar kesilir, boşluk bir bougie ya da kanca ile korunur ve tüp yerleştirilir; günümüzde erişkinde önerilen yöntem budur ve başarı oranı yüksektir. İğne tekniğinde ise kanül yerleştirilerek yüksek basınçlı kaynakla oksijen verilir; bu yöntem yalnızca geçici oksijenlenme sağlar, karbondioksit atılımı yetersizdir ve barotravma riski taşır. Ayrıca üst havayolu tam tıkalıysa verilen havanın çıkışı engellenir ve akciğer yırtılması ile pnömotoraks gelişebilir; bu risk, iğne tekniğinin en önemli sınırlamasıdır.

Çocuklarda anatomi farklıdır: krikotiroid zar küçüktür ve krikoid kıkırdak havayolunun en dar bölümüdür. Bu nedenle küçük çocuklarda cerrahi teknik önerilmez; iğne yöntemi ve hızlı uzman desteği tercih edilir.

Komplikasyonlar arasında kanama, yanlış yola girme, özofagus yaralanması, kıkırdak hasarı, ses değişikliği ve geç dönemde subglottik darlık yer alır. Bu riskler kabul edilebilir düzeydedir; çünkü alternatif, oksijensizliğe bağlı ölüm ya da kalıcı beyin hasarıdır. Girişimin karmaşıklığı nedeniyle geciktirilmesi, riskin yanlış değerlendirilmesidir.

Uygulama sonrası tüpün yeri, göğüs hareketi, solunum sesleri ve en güvenilir biçimde dalga formlu kapnografi ile doğrulanır. Hasta stabilize edildikten sonra kalıcı havayolu planı yapılır; girişim geçici bir çözümdür ve genellikle birkaç gün içinde standart entübasyon ya da trakeostomiye dönüştürülür.

Bilinen ya da kuşkulanılan gırtlak kırığı, gırtlak tümörü ve zarın belirlenemediği durumlar göreli engellerdir; bu olgularda cerrahi trakeostomi tercih edilir.

Eğitim ve hazırlık, sonuçları belirleyen en önemli etkenlerdir. Girişim ender uygulandığından beceri hızla azalır; bu nedenle simülasyon eğitimi, ekip içi rol dağılımının önceden belirlenmesi ve gereçlerin güç havayolu arabasında hazır bulundurulması önerilir. Kriz anında bir kişinin girişimi üstlenmesi ve ekibin sözlü olarak durumu adlandırması — "entübe edilemiyor, ventile edilemiyor" — karar gecikmesini azaltan pratik bir yöntemdir.

Eş anlamlılar

  • Cerrahi havayolu
  • Konikotomi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.