Kılcal damar
Kılcal damar (İng. capillary; Lat. capillaris saç teli gibi), atardamar ile toplardamar arasında yer alan, alışverişin gerçekleştiği en ince damardır.
Etimoloji
Latince capillus (saç teli) sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Duvarı tek katlı endotel hücrelerinden oluşur; bu incelik alışverişi olanaklı kılar.[1]
Toplam yüzey alanı son derece geniştir; bu genişlik, dolaşımın asıl amacının burada gerçekleştiğini gösterir.
Yapıları organa göre farklılık gösterir ve bu farklılık işlevi belirler.
Sürekli tipteki kılcal damarlar, kas ve beyinde bulunur ve geçirgenliği en düşük olanlardır.
Beyinde bu yapı, sıkı bağlantılarla daha da güçlenir ve kan-beyin engelini oluşturur.
Bu engel, birçok ilacın beyne geçememesini açıklar.
Bu nedenle merkezi sinir sistemi enfeksiyonlarında, geçiş yeteneği yüksek antibiyotikler seçilir.
Menenjitte iltihabın engeli geçirgen hâle getirmesi, tedaviyi kolaylaştırır.
Pencereli tipteki damarlar böbrek ve bağırsakta bulunur; hızlı süzme ve emilime uygundur.
Karaciğer ve dalakta ise geniş açıklıklı sinüzoidal yapılar bulunur.
Sıvı hareketini belirleyen güçler, Starling ilkeleriyle tanımlanır.
Hidrostatik basınç sıvıyı dışarı iter; onkotik basınç ise içeri çeker.
Bu iki gücün dengesi, ödem oluşumunun tümünü açıklar.
Hidrostatik basıncın artması, kalp yetmezliği ve toplardamar tıkanıklığında ödem yapar.
Onkotik basıncın düşmesi ise albümin azlığında ödeme yol açar.
Bu düzenek, nefrotik sendrom ve sirozdaki ödemi açıklar.
Üçüncü düzenek, geçirgenliğin artmasıdır; sepsis ve yanıklarda görülür.
Bu tabloda sıvı, protein ile birlikte dokuya kaçar; damar içi hacim azalırken ödem artar.
Bu paradoksal durum, sepsiste sıvı yönetiminin neden güç olduğunu açıklar.
Endotel yüzeyindeki jel benzeri örtü, geçirgenliğin düzenlenmesinde belirleyicidir.
Bu örtünün hasarı, ağır hastalıklarda kaçağın temel nedeni olarak kabul edilmektedir.
Kılcal dolum süresi, yatak başında doku kanlanmasını gösteren pratik bir ölçüttür.
Bu basit muayene, ölçüm gerektirmeden seyri öngörür.
Aşırı sıvı verilmesi, kılcal düzeyde ödem yaratarak oksijenin hücreye ulaşmasını güçleştirir.
Bu nedenle sıvı tedavisinde ölçülü davranılması gerekir.
Eş anlamlılar
- Kapiller
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.