İçeriğe atla

Ödem

DrSozluk sitesinden

Ödem (İng. edema; Yun. oidema, şişlik), sıvının damar dışındaki ara dokuda anormal biçimde birikmesidir.

Etimoloji

Yunanca şişlik anlamındaki oidema sözcüğünden gelir.

Klinik bağlam

Sıvı hareketi, kılcal damar duvarındaki basınç dengesine bağlıdır. Damar içi hidrostatik basıncın artması, plazma onkotik basıncının azalması, kılcal geçirgenliğin artması ve lenfatik drenajın bozulması — bu dört düzenek ödemin tüm nedenlerini açıklar. Ayrıca böbrekte sodyum ve su tutulması, tabloyu sürdüren ortak bir bileşendir.[1]

Klinik değerlendirmede ilk ayrım, ödemin yaygın mı yoksa yerel mi olduğudur. Yaygın ödemde sistemik nedenler düşünülür: kalp yetersizliği, siroz, nefrotik sendrom, ağır malnütrisyon ve hipotiroidi. Yerel ödemde ise derin ven trombozu, venöz yetmezlik, lenfödem, selülit ve travma araştırılır.

Bu ayrım, sık yapılan bir hatayı önler: iki taraflı bacak ödemi ve kızarıklığı çoğunlukla selülit değil, staz dermatiti ya da venöz yetmezliktir. Selülit neredeyse her zaman tek taraflıdır; iki taraflı tabloların yinelenen antibiyotik kürleriyle tedavi edilmesi yaygın ve gereksizdir.

Ödemin niteliği de tanıya yönlendirir. Gode bırakan ödem, sıvı birikimini gösterir ve kalp, karaciğer, böbrek kaynaklı nedenlerde görülür. Gode bırakmayan ödem ise lenfödem ve miksödemi düşündürür. Lenfödemde deri kalınlaşır ve ayak parmağının tabanındaki deri kıvrımı kaldırılamaz — Stemmer belirtisi.

Zamanlama ve dağılım da bilgi verir: kalp kaynaklı ödem yer çekimine bağlı olarak ayak bileklerinde belirginleşir ve gün içinde artar; karaciğer ve böbrek kaynaklı ödemde asit ve göz kapağı ödemi öne çıkar. Yüz ve dilde ani gelişen ödem anjiyoödemi düşündürür ve havayolu açısından acil değerlendirme gerektirir.

İlaçlar sık ve gözden kaçan bir nedendir: kalsiyum kanal blokerleri — özellikle dihidropiridinler — , steroid dışı antiinflamatuar ilaçlar, kortikosteroidler, tiazolidindionlar, gabapentinoidler ve bazı hormonal ilaçlar ödeme yol açar. Kalsiyum kanal blokerine bağlı ödem, kılcal basınç artışına bağlıdır ve diüretiğe yanıt vermez; bu durumda diüretik eklenmesi yaygın ancak yanlış bir yaklaşımdır — doz azaltımı ya da renin-anjiyotensin sistemi blokeri eklenmesi daha etkilidir.

Kritik hastada ödem, kapiller kaçış sendromu ve aşırı sıvı verilmesiyle gelişir. Bu hastalarda paradoksal bir durum bulunur: hasta hem damar içi hacim açığında hem ödemlidir. Bu nedenle ödemin varlığı, sıvı verilmemesi gerektiği anlamına gelmez; karar sıvı yanıtı değerlendirilerek verilir. Buna karşılık canlandırma dönemi sonrasında fazla sıvının uzaklaştırılması hedeflenmelidir; kümülatif pozitif dengenin kötü sonuçlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Ödemin kendisi de zarar verir: yara iyileşmesini geciktirir, bası yarası riskini artırır, bağırsak emilimini bozar, karın içi basınç artışına katkıda bulunur ve akciğerde gaz değişimini bozar.

Tedavi nedene yöneliktir. Tuz kısıtlaması ve diüretikler, hacim fazlalığı bulunan hastalarda kullanılır; ancak hipoalbüminemi ya da lenfödem gibi durumlarda diüretik tek başına yeterli değildir ve aşırı kullanımı hipovolemi ile böbrek hasarına yol açar. Venöz yetmezlik ve lenfödemde kompresyon tedavisi temeldir; ancak arteriyel dolaşımın yeterliliği gösterilmeden uygulanmamalıdır. Bacakların yükseltilmesi, deri bakımı ve hareket, destekleyici önlemlerdir.

Eş anlamlılar

  • Şişlik
  • Sıvı toplanması

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.