İçeriğe atla

Siroz

DrSozluk sitesinden

Siroz (İng. cirrhosis; Yun. kirrhos "sarımsı"), kronik karaciğer hasarının sonucunda yaygın fibrozis ve rejenerasyon nodülleriyle karaciğer yapısının geri dönüşsüz biçimde bozulmasıdır.

Etimoloji

Yunanca sarımsı anlamındaki kirrhos sözcüğünden türetilmiştir; hastalıklı karaciğerin rengine göndermedir.

Klinik bağlam

Sürekli hasar, yıldız hücrelerinin etkinleşmesine ve bağ dokusu birikimine yol açar; normal mimari bozulur, sinüzoidal akım engellenir ve portal hipertansiyon gelişir. Aynı zamanda işlevsel hepatosit kütlesi azalır; sentez, detoksifikasyon ve safra üretimi bozulur. Bu iki eksen — portal hipertansiyon ve sentez yetmezliği — komplikasyonların tümünü açıklar.[1]

Başlıca nedenler alkolle ilişkili karaciğer hastalığı, metabolik ilişkili yağlı karaciğer hastalığı, kronik hepatit B ve C, otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit ve primer sklerozan kolanjit, hemokromatoz, Wilson hastalığı ve alfa-1 antitripsin eksikliğidir. Hepatit C tedavisindeki gelişmeler bu nedenin payını azaltmış; yağlı karaciğer hastalığı ise giderek artmıştır.

Hastalık iki evrede ele alınır. Kompanse dönemde hasta belirtisizdir ve tanı rastlantısal konulabilir; bu dönemde beklenen yaşam süresi görece uzundur. Dekompanse döneme geçiş, asit, varis kanaması, hepatik ensefalopati ya da sarılığın ortaya çıkmasıyla tanımlanır ve prognoz belirgin biçimde kötüleşir. Bu geçişin tanınması, karaciğer nakli değerlendirmesinin gündeme alınması gerektiğini gösterir.

Fizik muayenede kaşektik görünüm, sarılık, örümcek anjiyomlar, palmar eritem, jinekomasti, testis atrofisi, karın duvarında genişlemiş venler, splenomegali, asit ve ödem saptanabilir; ileri evrede asteriksis görülür. Laboratuvarda trombositopeni erken ve duyarlı bir bulgudur; albümin düşer, INR uzar, bilirubin yükselir ve sodyum düşer.

Tanıda görüntüleme ve elastografi kullanılır; karaciğer sertliğinin ölçülmesi biyopsi gereksinimini azaltmıştır. Biyopsi, tanının belirsiz kaldığı ve etiyolojinin aydınlatılması gereken olgulara ayrılır. Prognoz, Child-Pugh sınıflaması ve MELD skoruyla değerlendirilir; ikincisi nakil önceliklendirmesinde kullanılır.

Komplikasyonların yönetimi bakımın temelidir. Asitte sodyum kısıtlaması ve diüretikler, gergin asitte parasentez ve albümin uygulanır. Varis taraması yapılır; yüksek riskli varislerde beta bloker ya da band ligasyonuyla birincil korunma sağlanır. Kanamada damar daraltıcı ilaç, antibiyotik profilaksisi ve erken endoskopik tedavi uygulanır. Ensefalopatide tetikleyici aranır ve laktuloz ile rifaksimin kullanılır. Spontan bakteriyel peritonit açısından, durumu bozulan her hastada tanısal parasentez yapılması temel kuraldır.

Karaciğer hücreli kanser riski belirgin biçimde artmıştır; belirli aralıklarla ultrasonografiyle tarama önerilir ve erken evrede saptanan tümörlerde küratif tedavi olanağı bulunur. Bu taramanın atlanması, sık karşılaşılan bir eksikliktir.

Sirozda pıhtılaşma dengesi yeniden kurulmuştur: hem faktörler hem doğal antikoagülanlar azalır. Bu nedenle uzamış protrombin zamanı kanama eğilimini yansıtmaz ve asemptomatik değerlerin kan ürünüyle düzeltilmesi önerilmez; aynı hastalarda tromboz da görülebilir. Bu ilkenin bilinmemesi gereksiz transfüzyona yol açar.

İlaç kullanımında dikkat gerekir: nonsteroid antienflamatuvarlar böbrek işlevini bozar ve kanama riskini artırır; aminoglikozitler nefrotoksiktir; sedatifler ensefalopatiyi ağırlaştırır. Parasetamol, önerilen sınırlar içinde kullanıldığında güvenli kabul edilir. Böbrek işlevinin kreatininle değerlendirilmesi, kas kütlesi azaldığından yanıltıcıdır.

Genel bakımda alkolün bırakılması, kilo yönetimi, aşılama, beslenme desteği ve sarkopeninin önlenmesi yer alır; protein kısıtlaması terk edilmiştir ve zararlıdır. İleri evrede hepatorenal sendrom, hepatopulmoner sendrom ve portopulmoner hipertansiyon gelişebilir; nakil, uygun hastalarda kesin çözümdür.

Eş anlamlılar

  • Karaciğer sirozu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.