İçeriğe atla

Lenfödem

DrSozluk sitesinden

Lenfödem (İng. lymphedema), lenf akımının bozulmasına bağlı olarak doku aralarında protein içeriği yüksek sıvının birikmesidir.

Etimoloji

Lenf sözcüğü ile Yunanca oidema (şişlik) sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Birincil ve ikincil biçimleri vardır. Birincil biçim, lenf damarlarının doğuştan gelişim bozukluğuna bağlıdır ve doğumda, ergenlikte ya da erişkinlikte ortaya çıkabilir. İkincil biçim çok daha sıktır; dünya genelinde en sık nedeni filaryaz adlı parazit enfeksiyonudur, gelişmiş ülkelerde ise kanser tedavileridir.[1]

Kanser tedavisiyle ilişkili biçim, lenf düğümü diseksiyonu ve radyoterapi sonrasında gelişir. Meme kanseri tedavisi sonrası kolda, pelvik ameliyatlar sonrası bacakta görülür. Sentinel lenf bezi biyopsisinin yaygınlaşması, geniş diseksiyon gereksinimini azaltarak bu sorunun sıklığını belirgin biçimde düşürmüştür.

Biriken sıvının protein içeriğinin yüksek olması, tabloyu diğer ödemlerden ayırır. Bu protein, kronik iltihabi yanıt başlatır; zamanla doku fibrozu ve yağ birikimi gelişir. Bu nedenle erken dönemde gode bırakan yumuşak ödem, ileri evrede sert ve gode bırakmayan bir yapıya dönüşür. Bu dönüşüm geri dönüşsüzdür; erken tedavinin önemi buradan gelir.

Ayırt edici bir muayene bulgusu, ayak ya da el parmaklarının tabanındaki deri kıvrımının parmaklarla tutulamamasıdır; bu bulgu, diğer ödem nedenlerinden ayrımda değerlidir.

Ayırıcı tanıda derin ven trombozu, kronik venöz yetmezlik, kalp yetmezliği, hipoalbüminemi, böbrek hastalıkları, ilaç yan etkileri ve lipödem yer alır. Tek taraflı ve ani gelişen şişlikte öncelikle tromboz dışlanmalıdır.

Yeni ortaya çıkan ya da hızla kötüleşen ödemde, kanser yinelemesi ve lenf akımını tıkayan kitle olasılığı araştırılmalıdır; bu, sık gözden kaçan bir olasılıktır.

En önemli komplikasyon yinelenen selülit ataklarıdır. Protein açısından zengin sıvı, bakteriler için elverişli bir ortam oluşturur. Her atak lenf damarlarına ek hasar vererek ödemi ağırlaştırır; böylece kısır döngü oluşur. Bu nedenle deri bütünlüğünün korunması, nemlendirme, mantar enfeksiyonlarının tedavisi ve küçük yaralanmaların önlenmesi tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

Etkilenen uzuvdan kan alınmaması, damar yolu açılmaması ve kan basıncı ölçülmemesi konusundaki geleneksel öneriler, günümüzde daha esnek değerlendirilmektedir; ancak riskli hastalarda dikkat sürdürülür.

Tedavinin temeli tam boşaltıcı tedavidir: manuel lenf drenajı, çok katlı bandajlama, egzersiz ve deri bakımı. İdame döneminde basınç giysileri kullanılır. Basınç tedavisinin sürdürülmemesi, kazanımların kaybedilmesinin başlıca nedenidir.

Diüretikler etkisizdir ve önerilmez; sıvı, damar içi hacim fazlalığına değil lenf akımı bozukluğuna bağlıdır. Bu, sık yapılan bir tedavi hatasıdır.

Seçilmiş hastalarda lenf damarı-toplardamar birleştirme ve lenf düğümü aktarımı gibi cerrahi yöntemler uygulanır.

Nadiren, uzun süreli olgularda anjiyosarkom gelişebilir; deride yeni ortaya çıkan mor lezyonlar biyopsi gerektirir.

Eş anlamlılar

  • Lenf ödemi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.