İçeriğe atla

Madde kullanım bozukluğu

DrSozluk sitesinden

Madde kullanım bozukluğu (İng. substance use disorder), bir maddenin zararlarına karşın kullanımın sürdürüldüğü, denetim kaybıyla seyreden ruhsal bozukluktur.

Etimoloji

Türkçe tanımlayıcı bir terimdir; eski adlandırmalarda bağımlılık ve kötüye kullanım ayrı ayrı kullanılırdı.

Klinik bağlam

Güncel sınıflandırmada bağımlılık ve kötüye kullanım ayrımı kaldırılmış, tek bir tanı altında hafiften ağıra doğru derecelendirme benimsenmiştir.[1]

Tanı ölçütleri dört alanda toplanır: denetim kaybı, sosyal bozulma, riskli kullanım ve bedensel uyum belirtileri.

Bedensel uyum belirtileri tolerans ve yoksunluktur; ancak bu iki bulgu tek başına tanı koydurmaz.

Bu ayrım klinik açıdan kritiktir: hekim gözetiminde opioid kullanan ağrı hastasında tolerans ve yoksunluk gelişebilir, ancak bu kişi bağımlı değildir.

Bu tuzağın bilinmemesi, gerekli ağrı tedavisinin esirgenmesine yol açar.

Bozukluğun temelinde beynin ödül düzeneği yer alır; dopamin salınımındaki değişiklikler, davranışın pekişmesini sağlar.

Yineleyen kullanım, ön beyin bölgelerindeki denetim işlevlerini zayıflatır; bu değişiklik, "istememesine karşın kullanmayı sürdürme" durumunu açıklar.

Bu nedenle bozukluk, bir irade zayıflığı değil, kronik ve yineleyici bir beyin hastalığı olarak kabul edilir.

Bu kavrayış, damgalamanın azaltılması ve tedaviye erişim açısından belirleyicidir.

Ruhsal hastalıklarla birliktelik çok sıktır; depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve dikkat eksikliği eşlik edebilir.

Bu birlikteliğin gözden kaçırılması, tedavi başarısızlığının başlıca nedenidir; iki durum eşzamanlı ele alınmalıdır.

Tarama, birinci basamak sağlık hizmetinin parçasıdır; kısa sorgulama araçları etkilidir.

Yargılayıcı olmayan, dolaysız sorular en güvenilir bilgiyi sağlar.

Tedavi, ilaç ve psikososyal yaklaşımların birlikte kullanılmasına dayanır.

Opioid kullanım bozukluğunda ilaç destekli tedavi, ölüm oranını belirgin biçimde azaltır; buprenorfin ve metadon temel seçeneklerdir.

Bu tedavinin "bir bağımlılığın yerine başkasını koymak" olduğu yönündeki yaygın inanış yanlıştır; bu yanlış anlama, etkili tedaviye erişimi engeller.

Alkol kullanım bozukluğunda da etkili ilaçlar bulunur; ancak yeterince kullanılmamaktadır.

Zarar azaltma yaklaşımı, kullanımı sürdüren kişilerde ölüm ve enfeksiyon riskini düşürür; temiz enjektör erişimi ve nalokson dağıtımı bu kapsamdadır.

Yineleme, tedavi başarısızlığı değil, hastalığın doğal seyrinin parçasıdır; bu bakış, hastanın tedaviden kopmasını önler.

Ani kesilmede yaşamı tehdit eden yoksunluk tabloları gelişebilir; alkol ve benzodiyazepinler bu açıdan öne çıkar.

Uzun dönem izlem ve sosyal destek, kalıcı iyileşmenin belirleyicileridir.

Eş anlamlılar

  • Bağımlılık

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.