İçeriğe atla

Metformin

DrSozluk sitesinden

Metformin (İng. metformin), biguanid sınıfından, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde ilk basamak olarak kullanılan ağızdan alınan antidiyabetik ilaçtır.

Etimoloji

Adı, biguanid yapısındaki dimetil gruplarından türetilmiştir; bileşik, keçiboynuzu otu olarak bilinen Galega officinalis bitkisinden elde edilen guanidin türevlerine dayanır.

Klinik bağlam

İlacın başlıca etkisi karaciğerde glukoz üretimini azaltmaktır; ayrıca kaslarda insülin duyarlılığını artırır ve bağırsakta glukoz kullanımını değiştirir. Hücresel düzeyde mitokondriyal solunum zincirini kısmen baskılayarak AMP ile etkinleşen protein kinaz yolağını etkinleştirdiği kabul edilir. İnsülin salgısını uyarmadığı için tek başına kullanıldığında hipoglisemi yapmaz; bu, sülfonilürelerden ayıran temel özelliğidir.[1]

Tip 2 diyabette ilk seçenek olmasının nedenleri etkinliği, kilo üzerinde olumsuz etki yaratmaması, hipoglisemi riskinin düşüklüğü, uzun süreli güvenlik verisi ve maliyetinin düşük olmasıdır. Kardiyovasküler sonuçlar üzerinde olumlu etkisi bildirilmiştir. Ayrıca polikistik over sendromunda insülin direncinin azaltılması ve ovulasyonun sağlanması amacıyla, antipsikotiklere bağlı kilo alımının sınırlandırılmasında ve prediyabette yaşam biçimi değişikliğine ek olarak kullanılır.

En sık yan etkiler sindirim sistemine ilişkindir: bulantı, karın rahatsızlığı, ishal ve metalik tat. Bu etkiler doza bağlıdır; düşük dozla başlayıp yavaş artırmak, ilacı yemekle almak ve uzatılmış salımlı biçimleri kullanmak toleransı belirgin biçimde iyileştirir. Uzun süreli kullanımda B12 vitamini emilimini azaltabilir; periyodik düzey ölçümü ve nöropati bulgularının sorgulanması önerilir — sık gözden kaçan bir noktadır.

En çok tartışılan yan etki laktik asidozdur. Gerçek sıklığı çok düşüktür ve ilacın kendisinden çok, birikimine yol açan durumlarla ilişkilidir: ilerlemiş böbrek yetmezliği, akut böbrek hasarı, ağır karaciğer hastalığı, dekompanse kalp yetersizliği, sepsis, şok, ağır hipoksemi ve aşırı alkol kullanımı. Bu nedenle ilaç, doku hipoperfüzyonu ya da böbrek işlev bozukluğu gelişen hastada geçici olarak kesilir. Metformin ilişkili laktik asidozda anyon açığı belirgin biçimde artmıştır; ağır olgularda hemodiyaliz hem asidozu düzeltir hem ilacı uzaklaştırır.

Böbrek işlevine göre kullanım kuralları değişmiştir: geçmişte kreatinin düzeyine dayanan kesin sınırlar yerine, günümüzde tahmini glomerüler filtrasyon hızına göre karar verilir; belirli bir düzeyin altında doz azaltılır, daha ileri düzeyde ilaç kesilir. Bu yaklaşım, birçok hastanın gereksiz yere tedaviden yoksun kalmasını önlemiştir.

Görüntüleme incelemeleriyle ilişkisi sık karışır. Metformin, kontrast madde ile doğrudan etkileşmez; kaygı, kontrasta bağlı böbrek işlev bozukluğunun ilaç birikimine yol açmasıdır. Bu nedenle ilacın kesilmesi tüm hastalarda değil, belirli bir böbrek işlev düzeyinin altındaki hastalarda ve arteriyel girişimsel işlemlerde önerilir; işlem sonrası böbrek işlevi değerlendirilerek yeniden başlanır.

Cerrahi ve akut hastalık dönemlerinde ilacın geçici olarak kesilmesi standart uygulamadır; hastalık günlerinde — kusma, ishal, ateş, yetersiz sıvı alımı — hastanın ilacı bırakması gerektiği önceden anlatılmalıdır. Bu "hastalık günü kuralları", önlenebilir böbrek hasarını ve asidozu azaltır.

Tedaviye yanıt yetersiz kaldığında ilaç kesilmez; üzerine ikinci ajan eklenir. Eşlik eden hastalıklar seçimi belirler: aterosklerotik kardiyovasküler hastalık, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı bulunan hastalarda SGLT2 inhibitörleri ve GLP-1 reseptör agonistleri, glisemik etkilerinin ötesinde organ koruyucu yararları nedeniyle öne çıkar.

Eş anlamlılar

  • Metformin hidroklorür
  • Biguanid (sınıf adı)

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Goodman LS, Gilman A, Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.