İçeriğe atla

Parasempatik sinir sistemi

DrSozluk sitesinden

Parasempatik sinir sistemi (İng. parasympathetic nervous system), otonom sinir sisteminin dinlenme ve sindirim işlevlerini düzenleyen bölümüdür. Enerji korunmasını ve iç organ işlevlerinin sürdürülmesini sağlar.

Etimoloji

Yunanca yanında anlamındaki para ile sempatik sistemin adından türetilmiştir.

Klinik bağlam

Sistem, kraniyal ve sakral çıkışlı olduğundan kraniyosakral sistem olarak da adlandırılır. Üçüncü, yedinci, dokuzuncu ve onuncu kraniyal sinirler ile ikinci-dördüncü sakral segmentler bu sistemin çıkış noktalarıdır. Lifler, hedef organın yakınında ya da içinde bulunan gangliyonlarda ikinci nörona bağlanır; bu nedenle etkileri sempatik sisteme göre daha yerel ve seçicidir. İletici madde her iki basamakta da asetilkolindir; gangliyonlarda nikotinik, hedef organlarda muskarinik reseptörler aracılığıyla etki eder.[1]

Onuncu kraniyal sinir olan vagus siniri, sistemin en geniş dağılımlı dalıdır; kalp, akciğerler ve karın organlarının büyük bölümünü uyarır. Kalpte sinüs düğümü ve atriyoventriküler düğüm üzerinde baskılayıcı etki gösterir; hızı yavaşlatır ve iletiyi geciktirir. Solunum yollarında bronş düz kasını kasar ve salgıyı artırır. Sindirim sisteminde hareketliliği ve salgıları uyarır. Gözde gözbebeğini daraltır ve yakına odaklanmayı sağlar. Mesanede detrusor kasını kasarak boşalmayı sağlar.

Klinikte bu sistemin aşırı etkinliği ya da baskılanması sık karşılaşılan durumlardır. Vazovagal senkopta ani vagal uyarı, bradikardi ve damar genişlemesiyle bilinç kaybına yol açar; ağrı, korku, uzun süre ayakta kalma ve ıkınma tetikleyicidir. Girişimsel işlemler sırasında — özellikle havayolu manipülasyonu, göz cerrahisi, karın içi çekiştirme ve peritonun gerilmesi — refleks bradikardi görülebilir; bu durumda uyaranın kesilmesi ilk adımdır, gerektiğinde antikolinerjik ilaç kullanılır.

Farmakolojide iki karşıt grup önemlidir. Antikolinerjik ilaçlar — atropin, glikopirolat, ipratropium — muskarinik reseptörleri bloke eder; bradikardi tedavisinde, salgıların azaltılmasında ve bronkodilatasyonda kullanılır. Yan etkileri ağız kuruluğu, görme bulanıklığı, idrar tutulması, kabızlık, taşikardi ve merkezî etkilerdir. Yaşlılarda antikolinerjik yükün artması, bilişsel bozulma ve deliryum riskini yükseltir; ilaç listelerinin gözden geçirilmesinde bu grup özellikle sorgulanmalıdır. Glikopirolat, kan-beyin engelini geçmediğinden merkezî yan etki açısından daha güvenlidir.

Karşıt grup olan kolinerjik etkinliği artıran ilaçlar arasında asetilkolinesteraz inhibitörleri bulunur; miyastenia gravis tedavisinde ve kas gevşeticilerin geri döndürülmesinde kullanılır. Bu ilaçların istenmeyen kolinerjik etkileri — bradikardi, salgı artışı, bronkospazm — nedeniyle çoğunlukla antikolinerjik bir ilaçla birlikte uygulanır.

Kolinerjik kriz, organofosfat zehirlenmesinde ve aşırı ilaç kullanımında görülür: aşırı salgı, bronkospazm, bradikardi, miyozis, kas seğirmeleri ve bilinç bozukluğu ile seyreder. Ölüm nedeni çoğunlukla solunum yollarının salgıyla dolması ve solunum kaslarının felç olmasıdır; tedavide yüksek doz atropin ve pralidoksim kullanılır. Bu tabloda atropin dozunun bulguların gerilemesine göre titre edilmesi, sabit doz uygulanmasından üstündür.

Otonom işlev bozukluğu, diyabet, Parkinson hastalığı, amiloidoz ve omurilik yaralanmasında görülür; mide boşalmasında gecikme, kabızlık, mesane işlev bozukluğu ve kalp hızı değişkenliğinin azalmasıyla ortaya çıkar. Kalp hızı değişkenliğinin azalması, bu hastalarda kötü seyir göstergesidir ve anestezi sırasında hemodinamik dalgalanma riskini artırır.

Eş anlamlılar

  • Kraniyosakral sistem

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.