Sıvı yüklenmesi
Sıvı yüklenmesi (İng. fluid overload), vücutta su ve tuzun gereğinden fazla birikmesidir.
Etimoloji
Türkçe tanımlayıcı bir terimdir; hipervolemi olarak da adlandırılır.
Klinik bağlam
Yüklenme, alımın atılımı aşmasıyla ortaya çıkar; en sık nedenler kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, siroz ve tedavi sırasında verilen aşırı sıvıdır.[1] Son yıllarda en çok vurgulanan neden, tedavi kaynaklı olanıdır; resüsitasyon sırasında verilen sıvının ölçüsüz sürdürülmesi, başlangıçta yaşam kurtaran bir girişimi zararlı hâle getirir. Bu nedenle sıvı tedavisi, bir ilaç gibi endikasyonu, dozu ve sonlandırma ölçütü belirlenerek uygulanmalıdır.
Klinik bulgular, sıvının hangi bölmede biriktiğine göre değişir. Akciğerlerde birikim nefes darlığı, yatınca artan sıkıntı ve oksijen gereksinimi olarak ortaya çıkar; damar içi hacmin artması boyun venlerinde dolgunluk yapar. Dokuda birikim ise bacaklarda ve sırt bölgesinde ödemle kendini gösterir. Ancak ödemin varlığı, damar içi hacmin de yüksek olduğu anlamına gelmez; bu ayrım son derece önemlidir. Nitekim sepsis ve düşük albümin düzeyi bulunan hastada sıvı damar dışına kaçar; hasta hem ödemli hem damar içi hacim açısından yetersiz olabilir. Bu paradoksal durum, sıvı yönetiminin neden güç olduğunu açıklar.
Yüklenmenin zararı yalnızca solunumla sınırlı değildir. Bağırsak duvarındaki ödem emilimi ve motiliteyi bozar, karın içi basıncı artırarak böbrek kanlanmasını düşürür. Böbrekte ise kapsül esnemediğinden ödem doğrudan işlev kaybına yol açar; bu düzenek, sıvı yüklenmesinin akut böbrek hasarını düzeltmek yerine ağırlaştırabildiğini gösterir. Yara iyileşmesinin gecikmesi ve anastomoz kaçakları da bildirilmiştir. Ayrıca dokudaki ödem, oksijenin kılcal damardan hücreye ulaşacağı mesafeyi artırarak doku oksijenlenmesini bozar.
Değerlendirmede günlük ağırlık ölçümü, alınan ve çıkarılan sıvının kaydı en pratik yöntemlerdir; ağırlıktaki değişim, klinik bulgulardan daha erken bilgi verir. Yatak başı ultrason, alt ana toplardamar çapı ve akciğer bulgularıyla ayrımı destekler. Yönetimde temel ilke, önce gereksiz sıvı girdilerinin durdurulmasıdır; ilaç sulandırıcıları ve beslenme sıvıları çoğu kez göz ardı edilen kaynaklardır. Ardından idrar söktürücüler kullanılır; yanıt alınamayan ve organ işlevi bozulan hastalarda ultrafiltrasyon ya da CRRT uygulanır. Sıvının geri alınması aşamasında da ölçülü davranılmalı, aşırı çekim doku kanlanmasını bozmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Hipervolemi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Vincent JL ve ark. (ed.), Textbook of Critical Care, 8. baskı, 2023.