İçeriğe atla

Tip 1 diyabet

DrSozluk sitesinden

Tip 1 diyabet (İng. type 1 diabetes), pankreas beta hücrelerinin otoimmün yıkımına bağlı mutlak insülin eksikliğiyle seyreden diyabet biçimidir.

Etimoloji

Diyabet teriminin alt tiplerinin sayısal olarak adlandırılmasından gelir.

Klinik bağlam

Hastalık, T hücrelerinin aracılık ettiği bir otoimmün süreçle beta hücrelerinin yok edilmesine dayanır.[1]

Genetik yatkınlık, belirli insan lökosit antijeni doku tipleriyle ilişkilidir; çevresel tetikleyiciler süreci başlatır.

Yıkım aylar ya da yıllar sürer; belirtiler ancak hücrelerin büyük bölümü kaybedildiğinde ortaya çıkar.

Bu sessiz dönem, tanı anında rezervin çoktan tükenmiş olmasını açıklar.

Otoantikorlar bu dönemde saptanabilir; bu bulgu, risk altındaki bireylerin belirlenmesini olanaklı kılar.

Bu temelde geliştirilen bağışıklık düzenleyici tedaviler, hastalığın başlangıcını geciktirebilmektedir; bu, alanın önemli bir yeniliğidir.

Tip 2 diyabetten ayrımı klinik açıdan belirleyicidir; iki hastalığın tedavisi tümüyle farklıdır.

Bu tipte hastalar genellikle gençtir, zayıftır ve belirtiler hızla ortaya çıkar.

Çok su içme, çok idrara çıkma, kilo verme ve halsizlik tipiktir.

Önemli bir bölümünde ilk başvuru diyabetik ketoasidoz tablosuyla olur; bu, mutlak insülin eksikliğinin sonucudur.

Ancak yaşa dayalı ayrım güvenilir değildir; bu, sık yapılan bir hatadır.

Erişkinde başlayan otoimmün biçim, yavaş seyreder ve tip 2 diyabet sanılabilir.

Bu hastalarda ağızdan ilaçlara yanıt kısa sürede kaybolur; bu seyir tanıyı sorgulatmalıdır.

Aynı biçimde obez çocuklarda da tip 1 diyabet görülebilir; kilo tanıyı dışlamaz.

Ayrımda otoantikor ölçümü ve C-peptit düzeyi kullanılır; C-peptit, kendi insülin üretimini gösterir.

Tedavinin temeli, ömür boyu insülin uygulamasıdır; bu tipte insülin bir seçenek değil, yaşamsal bir gerekliliktir.

İnsülinin kesilmesi, günler içinde ketoasidoza ve ölüme yol açar; bu nokta hastaya ve aileye açıkça anlatılmalıdır.

Nitekim hasta yemek yemese bile bazal insülin sürdürülmelidir; bu kural, hastalık günlerinde en sık ihlal edilen ilkedir.

Tedavi, çoklu doz uygulama ya da insülin pompası ile yapılır; sürekli şeker izlem sistemleri denetimi belirgin biçimde iyileştirmiştir.

Karbonhidrat sayımı ve öz yönetim eğitimi, tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

Hipoglisemi, tedavinin en önemli sınırlayıcısıdır; yineleyen ataklar farkındalık kaybına yol açar.

Tanı sonrası geçici bir düzelme dönemi görülebilir; bu balayı dönemi, iyileşme anlamına gelmez.

Diğer otoimmün hastalıklar sık eşlik eder; tiroit hastalığı ve çölyak hastalığı taranmalıdır.

Eş anlamlılar

  • İnsüline bağımlı diyabet

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Melmed S ve ark. (ed.), Williams Textbook of Endocrinology, 14. baskı, 2020.