İnsan lökosit antijeni
İnsan lökosit antijeni (İng. human leukocyte antigen, HLA), hücre yüzeyinde bulunan ve bağışıklık sisteminin kendinden olanı tanımasını sağlayan doku uygunluk molekülleridir.
Etimoloji
İngilizce human leukocyte antigen teriminin Türkçe karşılığıdır; ilk kez akyuvarlarda tanımlandığı için bu adı almıştır.
Klinik bağlam
Moleküller iki sınıfa ayrılır. Sınıf I molekülleri hemen tüm çekirdekli hücrelerde bulunur ve hücre içinde üretilen parçaları CD8 lenfositlere sunar; sınıf II molekülleri ise antijen sunan hücrelerde bulunur ve dışarıdan alınan parçaları CD4 lenfositlere sunar. Bu iş bölümü, hücresel bağışıklığın temelidir.[1]
Genler, insan genomunun en değişken bölgesidir; bu çeşitlilik, toplumun farklı etkenlere karşı yanıt verebilmesini sağlar. Aynı çeşitlilik, doku uyumlu verici bulmayı güçleştirir.
En bilinen klinik uygulama organ nakli ve kök hücre naklidir. Kök hücre naklinde uyum, sonucu belirleyen en önemli etkendir; uyumsuzluk graft-versus-host hastalığı riskini artırır. Böbrek naklinde uyum derecesi greft ömrünü etkiler; ancak günümüzde bağışıklık baskılayıcı tedavilerdeki gelişmelerle uyumsuz nakiller de başarıyla yapılabilmektedir.
Alıcıda önceden oluşmuş antikorların bulunması ayrı bir sorundur. Önceki kan transfüzyonu, gebelikler ve önceki nakiller duyarlanmaya yol açar; bu antikorlar hiperakut rejeksiyon riski oluşturur. Bu nedenle nakil öncesi antikor taraması ve çapraz karşılaştırma testleri zorunludur.
Hastalık ilişkileri, alanın en ilginç yönüdür. Bazı gen tipleri belirli hastalıklarla güçlü biçimde ilişkilidir: ankilozan spondilit, çölyak hastalığı, narkolepsi, tip 1 diyabet ve Behçet hastalığı başlıca örneklerdir.
Bu noktada önemli bir klinik tuzak vardır: ilişki bulunması tanı koydurmaz. Ankilozan spondilitle ilişkili gen tipi, sağlıklı toplumda da yaygın bulunur; bu nedenle pozitiflik tanı ölçütü değildir ve ayrım gözetmeden istenmesi yanlış tanılara yol açar. Buna karşılık çölyak hastalığında ilgili gen tiplerinin bulunmaması, hastalığı büyük ölçüde dışlar; testin değeri burada negatif sonucundadır. Bu ayrımın bilinmesi, akılcı test kullanımının iyi bir örneğidir.
İlaç aşırı duyarlılık tepkimeleriyle ilişki, tedaviyi doğrudan değiştirmiştir. Abakavir öncesi yapılan tarama, ölümcül tepkimeleri neredeyse tümüyle önlemiştir. Bazı toplumlarda karbamazepin ve allopurinol kullanımı öncesi tarama önerilir. Bu uygulamalar, farmakogenomikin en yerleşik örnekleridir.
Transfüzyon tıbbında da rol oynar. Antikorlar, transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarına yol açabilir; bu nedenle bazı ülkelerde plazma bağışında kadın vericilere kısıtlama getirilmiştir. Ayrıca yinelenen trombosit transfüzyonlarına yanıtsızlığın başlıca nedenidir.
Tiplendirme, günümüzde moleküler yöntemlerle yüksek çözünürlükte yapılır; serolojik yöntemlerin yerini almıştır.
Kanser tedavisinde, tümör antijenlerinin bu moleküllerle sunulması bağışıklık tedavilerinin temelini oluşturur; tümörün bu molekülleri kaybetmesi kaçış düzeneklerinden biridir.
Eş anlamlılar
- HLA
- Doku uygunluk antijenleri
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Abbas AK ve ark., Cellular and Molecular Immunology, 10. baskı, 2021.