İçeriğe atla

Farmakogenomik

DrSozluk sitesinden

Farmakogenomik (İng. pharmacogenomics), bireyler arasındaki genetik farklılıkların ilaç yanıtını nasıl etkilediğini inceleyen bilim dalıdır.

Etimoloji

Yunanca pharmakon (ilaç) sözcüğü ile genom teriminin birleşiminden oluşmuştur.

Klinik bağlam

Alan, aynı dozda aynı ilacı alan hastaların neden farklı yanıt verdiğini açıklar. Farklılıklar ilacın taşınmasını, yıkımını, hedef almacını ve bağışıklık yanıtını belirleyen genlerde ortaya çıkar. Amaç, doğru ilacı doğru dozda seçerek etkisizliği ve zararı azaltmaktır.[1]

Sitokrom P450 enzim ailesindeki değişkenlik en iyi bilinen örnektir. Bireyler, yıkım hızına göre yavaş, orta, hızlı ve çok hızlı metabolize edenler biçiminde sınıflandırılır. Kodein bu ilişkinin en çarpıcı örneğidir: ilaç, etkisini göstermek için morfine dönüşmek zorundadır. Yavaş metabolize edenlerde ağrı kesici etki oluşmazken, çok hızlı metabolize edenlerde ölümcül solunum baskılanması gelişebilir. Bu nedenle çocuklarda bademcik ameliyatı sonrası kullanımı kısıtlanmıştır.

Klopidogrel de ön ilaçtır; ilgili enzimin işlev kaybı taşıyan hastalarda yeterli antiagregan etki oluşmaz ve stent trombozu riski artar. Varfarin dozu, hem yıkım enziminde hem de hedef enzimde bulunan değişkenliklerden etkilenir.

Bağışıklık aracılı ağır ilaç tepkimeleri, belirli doku uygunluk gen tipleriyle güçlü biçimde ilişkilidir. Abakavir aşırı duyarlılık tepkimesi bu ilişkinin klasik örneğidir; ilaca başlamadan önce tarama yapılması standart uygulamadır ve ölümcül tepkimeleri neredeyse tümüyle önlemiştir. Benzer biçimde bazı toplumlarda karbamazepin kullanımında Stevens-Johnson sendromu riski, belirli bir gen tipiyle ilişkilidir ve tarama önerilir.

Enzim eksikliklerinin ciddi sonuçları vardır. Tiyopürin metiltransferaz eksikliğinde standart dozda azatiyoprin ölümcül kemik iliği baskılanmasına yol açar. Dihidropirimidin dehidrogenaz eksikliğinde florourasil ağır toksisite doğurur. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde bazı ilaçlar ani hemoliz başlatır. Malign hipertermi yatkınlığı ise anestezi ilaçlarıyla tetiklenen kalıtsal bir bozukluktur.

Onkolojide tümöre ait genetik değişiklikler tedavi seçimini doğrudan belirler; ancak bu, tümör genetiğidir ve hastanın kalıtsal yapısından ayrı değerlendirilir. Bu iki kavramın karıştırılması sık görülen bir hatadır.

Uygulamada başlıca engeller, testlerin ulaşılabilirliği, sonucun yorumlanması ve klinik karar desteğine bağlanmasıdır. Bir diğer önemli tuzak, genetik sonucun tek belirleyici sanılmasıdır; böbrek ve karaciğer işlevi, yaş, eşlik eden hastalıklar, ilaç etkileşimi ve uyum en az genetik kadar etkilidir. Sonuç, klinik değerlendirmenin yerini almaz.

Test sonuçları yaşam boyu geçerlidir; bu nedenle bir kez yapılan inceleme, sonraki tedavi kararlarında da kullanılabilir. Sonuçların hasta kaydına işlenmesi ve hastayla paylaşılması önerilir.

Eş anlamlılar

  • Farmakogenetik

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.