Klopidogrel
Klopidogrel (İng. clopidogrel), trombosit yüzeyindeki P2Y12 reseptörünü geri dönüşsüz olarak bloke eden antiagregan ilaçtır. Aterotrombotik olayların önlenmesinde yaygın kullanılır.
Etimoloji
Adı, tienopiridin sınıfındaki kimyasal yapısından türetilmiştir.
Klinik bağlam
İlaç, adenozin difosfatın P2Y12 reseptörüne bağlanmasını engelleyerek trombosit kümelenmesini baskılar. Etki geri dönüşsüzdür ve trombositin yaşam süresi boyunca sürer; bu nedenle işlev, yalnızca yeni trombositlerin üretilmesiyle geri döner. Klopidogrel bir ön ilaçtır: etkin biçime dönüşmesi karaciğerde iki basamaklı bir metabolizmayı, özellikle CYP2C19 enzimini gerektirir.[1]
Bu metabolik bağımlılık, ilacın en belirgin klinik özelliğidir. CYP2C19 enziminde işlev kaybına yol açan genetik değişiklikleri taşıyan kişilerde etkin metabolit yeterince oluşmaz ve tedavi yetersiz kalır; bu hastalarda stent trombozu ve iskemik olay riski artar. Sıklık toplumlara göre değişir ve bazı topluluklarda belirgin biçimde yüksektir. Bu nedenle özellikle perkütan koroner girişim sonrası hasta seçiminde genotip ya da trombosit işlev testine dayalı yaklaşımlar gündeme gelmiştir; alternatif olarak metabolizmaya bağımlı olmayan daha güçlü P2Y12 inhibitörleri kullanılır. Aynı enzimi güçlü biçimde baskılayan omeprazol gibi proton pompası inhibitörlerinin birlikte kullanımı da etkinliği azaltabilir; bu durumda pantoprazol gibi etkileşimi daha az olan seçenekler yeğlenir.
Başlıca kullanım alanları akut koroner sendrom, perkütan koroner girişim ve stent sonrası ikili antiagregan tedavi, inme ve geçici iskemik atak sonrası ikincil korunma ile periferik arter hastalığıdır. Asetilsalisilik asidi tolere edemeyen hastalarda tek başına kullanılır. Küçük inme ve yüksek riskli geçici iskemik atakta, kısa süreli ikili tedavinin erken nüksleri azalttığı gösterilmiştir; ancak uzun süreli ikili kullanım kanama riskini artırdığından süre sınırlandırılır.
Stent sonrası tedavi süresi, iskemi ve kanama riskine göre bireyselleştirilir. En önemli klinik kural, tedavinin plansız kesilmemesidir; erken kesilme, stent trombozunun başlıca nedenidir ve geniş miyokard infarktüsü ile yüksek ölüm oranıyla seyreder. Bu nedenle stentli hastada cerrahi girişim planlanırken, işlemin ertelenip ertelenemeyeceği ve tedavinin nasıl yönetileceği kardiyoloji ile birlikte kararlaştırılmalıdır.
Perioperatif yönetimde genel yaklaşım, asetilsalisilik asidin çoğu girişimde sürdürülmesi, klopidogrelin ise kanama riski yüksek işlemlerden önce belirlenen süre kesilmesidir. Etkinin geri dönüşsüz olması nedeniyle trombosit işlevi, ilacın kesilmesinden sonra günler içinde toparlanır. Nöroaksiyel bloklar öncesinde ajana özgü bekleme sürelerine titizlikle uyulmalıdır; spinal hematom ender ancak yıkıcı bir komplikasyondur.[2]
Yan etkilerin başında kanama gelir; sindirim sistemi kanaması, girişim yeri kanaması ve intrakraniyal kanama görülebilir. Risk, ileri yaş, geçirilmiş ülser, birlikte antikoagülan ya da nonsteroid antienflamatuvar kullanımı ve böbrek yetmezliğiyle artar; yüksek riskli hastalarda proton pompası inhibitörü eklenmesi önerilir. Diğer yan etkiler döküntü, ishal ve ender olarak trombotik trombositopenik purpura ile ağır nötropenidir.
Acil kanamada ilacın etkisini geri çeviren özgül bir antidot yoktur; yönetim, ilacın kesilmesi, kaynak denetimi ve destekleyici tedavidir. Trombosit süspansiyonu verilmesi düşünülebilir; ancak antiagregan kullanan hastada intraserebral kanama varlığında rutin trombosit transfüzyonunun zararlı bulunduğu gösterilmiştir — klinik açıdan önemli bir ayrımdır.
Hasta eğitimi tedavinin ayrılmaz parçasıdır: ilacın neden kullanıldığı, ne kadar süreyle sürdürüleceği, kendi kararıyla bırakılmaması gerektiği ve kanama belirtilerinde ne yapılacağı açıkça anlatılmalıdır.
Eş anlamlılar
- P2Y12 reseptör inhibitörü (sınıf adı)