İçeriğe atla

Uterus atonisi

DrSozluk sitesinden

Uterus atonisi (İng. uterine atony), doğumdan sonra rahim kasının yeterince kasılamaması sonucu kanamanın durdurulamamasıdır. Doğum sonrası kanamanın en sık nedenidir.

Etimoloji

Yunanca tonus yokluğu anlamındaki atonia sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Doğumdan sonra plasentanın ayrıldığı bölgedeki damarlar açıktır; kanamanın durması, rahim kasının kasılarak bu damarları mekanik olarak sıkıştırmasına bağlıdır. Bu düzeneğe canlı bağlar adı verilir. Kas kasılamadığında, pıhtılaşma sistemi normal olsa bile kanama sürer; bu, tedavinin neden öncelikle kasılmanın sağlanmasına yönelik olduğunu açıklar.[1]

Risk etkenleri arasında rahimin aşırı gerilmesine yol açan durumlar — çoğul gebelik, iri bebek, çok su — , uzamış ya da çok hızlı doğum eylemi, çok doğum yapmış olma, doğum eyleminin uyarılması, koryoamniyonit, plasentanın yerinde kalması, uterin fibroidler ve bazı ilaçlar — özellikle inhalasyon anestezikleri ve tokolitikler — bulunur. Ancak risk etkeni bulunmayan kadınlarda da gelişebilir; bu nedenle her doğum, olası kanama açısından hazırlıklı yönetilmelidir.

Klinik olarak bol kanama ve muayenede yumuşak, gevşek, sınırları belirsiz rahim saptanır. Önemli bir tuzak, kan kaybının gözle tahmin edilmesinin güvenilir olmamasıdır; kayıp çoğunlukla olduğundan az sanılır. Ayrıca gebelikte kan hacmi arttığından, genç kadınlarda taşikardi ve hipotansiyon geç ortaya çıkar; belirgin belirtiler ortaya çıktığında kayıp ileri düzeydedir. Bu telafi mekanizmasının bilinmemesi, müdahalenin gecikmesinin başlıca nedenidir.

Ayırıcı tanıda dört başlık akılda tutulur: kasılma yetersizliği, doku kalıntısı, doğum kanalı yaralanmaları ve pıhtılaşma bozuklukları. Rahim sertleşmesine karşın kanama sürüyorsa yırtık ya da kalıntı araştırılmalıdır.

Yönetim eş zamanlı yürütülür: yardım çağrılması, damar yollarının açılması, kan grubu ve çapraz karşılaştırma, sıvı ve kan ürünü hazırlığı, mesanenin boşaltılması ve rahim masajı. İlaç tedavisinde oksitosin birinci seçenektir; ardından ergot türevleri, prostaglandin analogları — misoprostol ve karboprost — ve traneksamik asit kullanılır.

İlaç seçiminde güvenlik kuralları vardır: ergot türevleri hipertansiyon ve preeklampside kullanılmaz; karboprost astımlı hastalarda bronkospazma yol açabileceğinden sakıncalıdır. Oksitosinin hızlı bolus uygulanması hipotansiyon ve ritim bozukluğuna neden olur; ayrıca antidiüretik etkisi nedeniyle uzun süreli yüksek doz uygulamada su tutulumu ve hiponatremi görülebilir.

Traneksamik asit, doğum sonrası kanamada erken uygulandığında kanamaya bağlı ölümleri azaltır; bu nedenle gecikmeden verilmesi önerilir.

İlaç tedavisine yanıt alınamazsa girişimsel yöntemlere geçilir: iki elle rahim masajı, rahim içi balon tamponadı, kompresyon sütürleri, damar bağlanması, arteriyel embolizasyon ve son seçenek olarak histerektomi. Kararların gecikmesi, ölüm oranını belirgin biçimde artırır; bu nedenle basamaklar arasında hızla ilerlenmelidir.

Masif kanamada kan ürünlerinin dengeli oranlarda verilmesi, hipoterminin önlenmesi, iyonize kalsiyumun izlenmesi ve asidozun düzeltilmesi gerekir; bu üçlü, pıhtılaşmanın sürdürülmesi için belirleyicidir.

Korunmada doğumun üçüncü evresinin etkin yönetimi — profilaktik oksitosin uygulanması — kanama sıklığını belirgin biçimde azaltır ve standart uygulamadır. Ayrıca gebelikte aneminin düzeltilmesi, riskli gebelerin uygun donanımlı merkezlerde doğurtulması ve ekiplerin düzenli tatbikat yapması sonuçları iyileştirir.

Eş anlamlılar

  • Rahim atonisi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü, WHO Recommendations for the Prevention and Treatment of Postpartum Haemorrhage, 2012.