Traneksamik asit
Traneksamik asit (İng. tranexamic acid), fibrin pıhtısının erimesini engelleyerek kanamayı azaltan antifibrinolitik ilaçtır. Travma, cerrahi ve obstetrik kanamalarda kullanılır.
Etimoloji
Kimyasal yapısını tanımlayan adından türetilmiştir.
Klinik bağlam
İlaç, plazminojen üzerindeki lizin bağlanma bölgelerini geri dönüşlü olarak bloke eder. Böylece plazminojenin fibrine bağlanması ve plazmine dönüşerek pıhtıyı çözmesi engellenir. Sonuçta yeni pıhtı oluşumu artmaz; var olan pıhtı korunur. Bu ayrım önemlidir: ilaç pıhtılaşmayı hızlandıran bir madde değil, pıhtının erken erimesini önleyen bir ilaçtır.[1]
Kullanım alanlarının en güçlü kanıtı travmadır. Ağır travmalı hastalarda yaralanmadan sonraki ilk saatler içinde uygulanan ilacın kanamaya bağlı ölümleri azalttığı gösterilmiştir. Zamanlama belirleyicidir: erken uygulama yarar sağlarken, geç uygulamanın yarar sağlamadığı ve zararlı olabileceği bildirilmiştir. Bu nedenle karar, hastane öncesi dönemde ya da acil serviste hızla verilmelidir.
İkinci güçlü endikasyon, doğum sonrası kanamadır; erken uygulamanın kanamaya bağlı ölümleri azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca ağır menstrüel kanamada ağızdan kullanımı etkilidir.
Cerrahide kalp cerrahisi, ortopedik büyük eklem cerrahisi, omurga cerrahisi ve karaciğer cerrahisinde kan kaybını ve transfüzyon gereksinimini azaltır. Bu kullanım, kan ürünü tasarrufu programlarının önemli bir bileşenidir. Burun kanaması ve diş çekimi gibi durumlarda yerel uygulama da yararlıdır. Kalıtsal ve edinsel kanama bozukluklarında girişim öncesi destek olarak kullanılır.
Travmatik beyin hasarında etkisi sınırlıdır; hafif ve orta düzeyde hasarı olan hastalarda erken uygulamanın yararlı olabileceği bildirilmiş, ancak ağır olgularda belirgin yarar gösterilmemiştir. Sindirim sistemi kanamalarında yapılan geniş çalışmada ise yarar gösterilmemiş, buna karşılık venöz tromboembolizm ve nöbet riskinde artış saptanmıştır; bu nedenle bu endikasyonda rutin kullanımı önerilmez. Bu, ilacın her kanamada kullanılabileceği yönündeki yaygın yanlış anlayışın düzeltilmesi gereken en önemli noktasıdır.
Yan etkiler arasında bulantı, kusma ve ishal bulunur; hızlı damar içi uygulamada hipotansiyon görülebilir. Yüksek dozlarda ve böbrek yetmezliğinde nöbet riski artar; bu etki, merkezî sinir sisteminde inhibitör reseptörlerin baskılanmasıyla açıklanır. Böbrekten atıldığından böbrek işlev bozukluğunda doz azaltılmalıdır.
Tromboembolik risk konusundaki kaygı, çalışmalarda genel olarak doğrulanmamıştır; travma ve obstetrik kullanımda belirgin artış gösterilmemiştir. Yine de aktif tromboembolik hastalık, yaygın damar içi pıhtılaşmanın belirli biçimleri ve yüksek riskli hastalarda karar bireyselleştirilir.
Uygulamada en tehlikeli hata, ilacın yanlışlıkla omurilik içine verilmesidir; bu durum ağır nöbet, ritim bozukluğu ve yüksek ölüm oranıyla seyreder. Ampullerin lokal anestezik ampulleriyle karıştırılması bildirildiğinden, ilaç saklama düzeninin ayrılması, etiketlerin dikkatle okunması ve yüksek riskli ilaçlar için ayrı raf uygulaması önerilir. Bu, kurumsal ilaç güvenliği önlemleriyle önlenebilir bir hatadır.
Subaraknoid kanamada yeniden kanamayı azaltmak amacıyla kısa süreli kullanımı gündeme gelmiştir; ancak gecikmiş serebral iskemi riski nedeniyle rutin kullanım önerilmez. Görme kaybı ve renkli görme bozukluğu bildirilmiş ender yan etkilerdendir; uzun süreli kullanımda göz değerlendirmesi önerilir.
Eş anlamlılar
- TXA
- Antifibrinolitik
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.