Şizofreni
Şizofreni (İng. schizophrenia; Yun. schizein yarmak, phren zihin), gerçeklik değerlendirmesinin bozulmasıyla seyreden kronik ruhsal hastalıktır.
Etimoloji
Yunanca schizein (yarmak) ve phren (zihin) sözcüklerinden türetilmiştir; adlandırma zihinsel işlevlerin dağılmasını anlatır.
Klinik bağlam
Adın çağrıştırdığının tersine, hastalık çoklu kişilik anlamına gelmez; bu yaygın yanılgı, damgalanmanın önemli bir kaynağıdır.[1] Belirtiler üç grupta toplanır. Olumlu belirtiler sanrılar, varsanılar ve düzensiz düşüncedir; bunlar en görünür bulgulardır ve tedaviye en iyi yanıt verenlerdir. Olumsuz belirtiler ise duygusal küntleşme, konuşmanın azalması, isteksizlik ve toplumsal geri çekilmedir. Üçüncü grup bilişsel belirtilerdir; dikkat, çalışma belleği ve yürütücü işlevler etkilenir.
Bu üçlü ayrım, hastalığın seyrini kavramak açısından belirleyicidir. Olumlu belirtiler tedaviyle büyük ölçüde denetlenebilir; buna karşın işlevselliği asıl belirleyen olumsuz ve bilişsel belirtilerdir ve bunlar ilaçlara sınırlı yanıt verir. Bu gerçek, tedavi hedeflerinin yalnızca varsanıların kaybolmasıyla ölçülmemesi gerektiğini gösterir. Olumsuz belirtiler sıklıkla tembellik ya da isteksizlik olarak yorumlanır; bu yorum hem yanlış hem zarar vericidir.
Tanı klinik ölçütlere dayanır; ancak konmadan önce bedensel nedenlerin dışlanması zorunludur. Bu ilke, alanın en kritik güvenlik kuralıdır. Madde kullanımı ve yoksunluğu, kortikosteroid gibi ilaçlar, otoimmün ensefalit, Wilson hastalığı, tiroit hastalıkları ve B12 vitamini eksikliği benzer tablolar yaratabilir. Görsel varsanıların ön planda olması, ani başlangıç ve nörolojik bulguların eşlik etmesi bedensel bir nedeni güçlü biçimde düşündürür. Otoimmün ensefalit, genç hastada ruhsal belirtilerle başlayabilir ve tedaviye yanıt verir; atlanması kalıcı hasara yol açar.
Tedavinin temeli antipsikotik ilaçlardır; bu ilaçlar dopamin yolaklarını etkileyerek olumlu belirtileri azaltır. Uzun etkili enjeksiyon biçimleri, uyum sorununu azaltarak yinelemeleri önler. Metabolik yan etkiler ciddidir; kilo artışı, diyabet ve hiperlipidemi gelişimi izlenmelidir. Bu hastalarda beklenen yaşam süresi belirgin biçimde kısadır ve bunun başlıca nedeni intihar değil, kalp-damar hastalıklarıdır. Bu bulgu, bedensel sağlığın izlenmesinin tedavinin ayrılmaz parçası olduğunu gösterir. Tedavi edilmemiş psikoz süresinin uzaması uzun dönem sonuçları kötüleştirir; bu nedenle erken girişim programları geliştirilmiştir. İlaç dışı yaklaşımlar, aile eğitimi ve mesleki rehabilitasyon işlevselliği belirgin biçimde artırır.
Eş anlamlılar
- Şizofreni bozukluğu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.