İçeriğe atla

Vazopressör

DrSozluk sitesinden
10.59, 26 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1076 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Vazopressör (İng. vasopressor), damar direncini artırarak kan basıncını yükselten ilaç grubudur. Şok tedavisinin temel bileşenlerindendir.

Etimoloji

Damar anlamındaki vas ile basınç uygulayan anlamındaki sözcüğün birleşiminden oluşur.

Klinik bağlam

İlaçlar, ağırlıklı olarak alfa-1 adrenerjik reseptörler üzerinden damar düz kasını kastırır. Bu, inotroplardan ayrılmalarını sağlayan temel özelliktir: vazopressörler damar direncini, inotroplar ise kalp debisini artırır. Şokun türü belirlenmeden yapılan seçim tabloyu kötüleştirebilir; bu ayrım, tedavinin en kritik noktasıdır.[1]

Noradrenalin, dağılımsal şokta birinci seçenektir. Güçlü alfa etkisiyle damar direncini artırır; ölçülü beta-1 etkisi nedeniyle debiyi de destekler ve dopamine göre daha az ritim bozukluğuna yol açar. Vazopressin, farklı bir reseptör yolağı üzerinden etki eder; noradrenaline eklendiğinde katekolamin gereksinimini azaltır ve özellikle asidozda etkinliğini korur. Adrenalin, hem alfa hem beta etkilidir; anaflakside ve dirençli şokta kullanılır. Fenilefrin saf alfa agonistidir ve refleks bradikardi yapabilir; taşikardinin sorun olduğu durumlarda ve anestezi sırasında kısa süreli kullanımda yer bulur. Dopamin, ritim bozukluğu riski nedeniyle günümüzde sınırlı kullanılır; düşük dozda böbrek koruyucu etkisi bulunduğu görüşü çürütülmüştür ve bu amaçla kullanılmamalıdır.

Uygulamada temel ilke, hipovoleminin düzeltilmesiyle birlikte yürütülmesidir. Hacim açığı giderilmeden yalnızca damar daraltıcıya dayanmak, basıncı yükseltirken doku perfüzyonunu kötüleştirir. Buna karşılık aşırı sıvı yüklemesinden kaçınmak için vazopressörün erken başlatılması da önerilir; bu denge, yatak başı değerlendirme ve dinamik yanıt ölçümleriyle kurulur.

Hedef, tek başına kan basıncı değildir. Ortalama arter basıncı için genel bir hedef benimsenmekle birlikte, asıl gösterge doku perfüzyonudur: laktat seyri, idrar çıkışı, kapiller dolum süresi ve bilinç durumu izlenir. Kronik hipertansiyonu olan hastalarda hedefin bireyselleştirilmesi gerekebilir.

Yan etkiler doza bağlıdır: uç bölgelerde ve mezenterde iskemi, taşiaritmiler, miyokard iskemisi, ardyükün aşırı artmasıyla debinin düşmesi ve hiperglisemi. Bu nedenle en düşük etkin doz hedeflenir ve gereksinim düzenli olarak yeniden değerlendirilir.

Uygulama güvenliği önemlidir. Damar dışına kaçak, doku nekrozuna yol açabilir; bu nedenle uzun süreli uygulamada merkezî venöz yol tercih edilir. Ancak kaçış olasılığı düşük tutularak, kısa süreli ve düşük dozlarda periferik uygulamanın güvenli olabildiği gösterilmiştir; bu yaklaşım, tedavinin gecikmesini önler. Kaçak durumunda fentolamin ile yerel tedavi uygulanır. İnfüzyonun ani kesilmesi ya da hattın açılması hızlı hemodinamik bozulmaya yol açar; bu nedenle hat açıkça etiketlenmeli ve başka ilaç uygulaması için kullanılmamalıdır.

Şok tipine göre yaklaşım değişir. Kardiyojenik şokta yalnızca damar daraltıcı kullanmak ardyükü artırarak zarar verebilir; inotrop desteği ve mekanik seçenekler değerlendirilir. Hipovolemik ve hemorajik şokta asıl tedavi hacim ve kan ürünüdür; vazopressör yalnızca kesin tedaviye köprü olarak kullanılır. Nörojenik şokta bradikardi eşlik ettiğinden ajan seçimi buna göre yapılır. Sağ ventrikül yetmezliğinde perfüzyon basıncının korunması ve pulmoner damar direncinin artırılmaması gözetilir.

Dirençli şokta hidrokortizon eklenmesi, şoktan çıkışı hızlandırır. Ayrıca asidoz, hipokalsemi ve hipoksinin düzeltilmesi, ilaçlara yanıtı iyileştirir; bu düzeltmeler yapılmadan doz artırımına gidilmesi sık bir hatadır.

Eş anlamlılar

  • Vazoaktif ilaç

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Surviving Sepsis Campaign, International Guidelines for Management of Sepsis and Septic Shock, 2021.