İçeriğe atla

Renal transplantasyon

DrSozluk sitesinden
15.11, 26 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1411 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Renal transplantasyon (İng. renal transplantation), son dönem böbrek yetmezliği olan hastaya sağlıklı bir böbreğin aktarılmasıdır.

Etimoloji

Latince ren (böbrek) ve transplantare (nakletmek) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Son dönem böbrek yetmezliğinde en iyi tedavi seçeneğidir; hemodiyaliz ile karşılaştırıldığında yaşam süresini uzatır, yaşam niteliğini iyileştirir ve uzun dönemde daha düşük maliyetlidir. Bu üstünlük, uygun hastaların erken yönlendirilmesini gerektirir.[1]

Verici canlı ya da kadavra olabilir. Canlı vericiden yapılan nakillerde greft ömrü daha uzundur. Diyalize başlanmadan yapılan nakil, sonuçlar açısından en iyi seçenektir; bu nedenle hastaların diyaliz gerektirmeden önce değerlendirilmesi önerilir. Bu fırsatın kaçırılması, sık görülen bir eksikliktir.

Verici ile alıcı arasında kan grubu uyumu, doku uyumu ve çapraz karşılaştırma testleri değerlendirilir. Pozitif çapraz karşılaştırma, hiperakut rejeksiyon riski nedeniyle engel oluşturur. Duyarlanmış hastalarda uygun verici bulmak güçtür; önceki kan transfüzyonu, gebelikler ve önceki nakiller duyarlanmanın nedenleridir.

Nakledilen böbrek genellikle karın alt bölgesine yerleştirilir; hastanın kendi böbrekleri çoğu kez çıkarılmaz.

Erken dönemde gecikmiş greft işlevi, damar ve üreter sorunları, idrar kaçağı ve lenfosel gelişebilir. Lenfosel, üretere bası yaparak kreatinin yükselmesine yol açar; bu durum ret sanılabilir. Bu nedenle nakil sonrası açıklanamayan böbrek işlev bozukluğunda ultrasonografi ile mekanik nedenler dışlanmalıdır.

Ret, akut ve kronik biçimlerde görülür. Akut ret tedaviye yanıt verirken kronik rejeksiyon büyük ölçüde dirençlidir. Kreatinin yükseldiğinde ayırıcı tanıda ret, kalsinörin inhibitörü toksisitesi, enfeksiyon, tıkanıklık, damar sorunları ve altta yatan hastalığın yinelemesi yer alır. Ret ile ilaç toksisitesinin ayrımı, biyopsiyle yapılır ve tedavi yönü tümüyle karşıttır.

Bağışıklık baskılayıcı tedavi ömür boyu sürer. Bunun bedeli enfeksiyon ve kanser riskidir. Sitomegalovirüs, BK virüsü, Pneumocystis jirovecii pnömonisi ve mantar enfeksiyonları sık görülür; koruyucu tedaviler uygulanır. Deri kanserleri ve lenfoproliferatif hastalık riski artar; düzenli deri muayenesi ve güneşten korunma önerilir.

Tedaviye uyumsuzluk, greft kaybının en sık önlenebilir nedenidir; özellikle genç hastalarda izlem ve psikososyal destek önem taşır.

Nakil sonrası diyabet, hipertansiyon ve lipid bozuklukları sıktır; kalp damar hastalıkları, bu hastalarda başlıca ölüm nedenidir. Bu nedenle izlem yalnızca böbreğe değil, tüm damar risk etkenlerine yöneliktir.

Canlı vericinin değerlendirilmesi ayrı bir sorumluluktur; uzun dönem böbrek sağlığı açısından bilgilendirme ve izlem gerekir.

Eş anlamlılar

  • Böbrek nakli

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Partin AW ve ark. (ed.), Campbell-Walsh-Wein Urology, 12. baskı, 2021.