Sedef hastalığı
Sedef hastalığı (İng. psoriasis; Yun. psora kaşıntı), deride keskin sınırlı, kalın ve gümüşi pullarla kaplı plaklarla seyreden kronik iltihabi hastalıktır.
Etimoloji
Yunanca psora (kaşıntı) sözcüğünden türeyen psöriyazis teriminin Türkçe karşılığıdır; adlandırma pulların sedefe benzemesinden gelir.
Klinik bağlam
Hastalığın temelinde, deri hücrelerinin olağandışı hızda çoğalması ve bağışıklık sisteminin sürekli uyarılması bulunur; normalde haftalar süren yenilenme birkaç güne iner.[1] Bu hız, hücrelerin tam olgunlaşamadan yüzeye çıkmasına ve kalın pul tabakasının oluşmasına yol açar. Sürecin merkezinde belirli iltihabi ileticiler yer alır; bu kavrayış, günümüzde bu ileticileri hedef alan biyolojik tedavilerin geliştirilmesini sağlamıştır ve alanın en belirgin dönüşümüdür.
Klinik tabloda plaklar en sık dirsek, diz, saçlı deri ve bel bölgesinde yerleşir. Pulların kaldırılmasıyla noktasal kanama görülmesi tanısal bir bulgudur. Deri travması uygulanan bölgelerde yeni lezyon çıkması, Koebner olgusu olarak adlandırılır ve kaşıma ile ameliyat kesilerinde görülür. Tırnak tutulumu sıktır; çukurlaşma ve tırnağın yataktan ayrılması bulunur. Bu bulgu, eklem tutulumuyla güçlü biçimde ilişkilidir ve muayenede özellikle aranmalıdır; tırnak değişikliği saptanan hastada eklem yakınmaları sorgulanmalıdır.
Hastalığın deriyle sınırlı olmadığının anlaşılması, önemli bir kavramsal değişikliktir. Psöriyatik artrit hastaların bir bölümünde gelişir ve erken tanınmadığında kalıcı eklem hasarı bırakır. Ayrıca sistemik iltihap nedeniyle metabolik sendrom, diyabet, hiperlipidemi ve kalp-damar hastalığı sıklığı artmıştır. Bu nedenle hastalık, yalnızca bir deri sorunu değil sistemik bir hastalık olarak ele alınmalı ve risk taraması yapılmalıdır. Depresyon ve toplumsal geri çekilme sıktır; yaşam niteliği üzerindeki etki, lezyonların yaygınlığıyla her zaman orantılı değildir.
Tetikleyicilerin bilinmesi yönetimin parçasıdır. Enfeksiyonlar, özellikle streptokok boğaz enfeksiyonu damla biçimli tipi başlatabilir; stres, sigara, alkol ve travma alevlenmeye yol açar. İlaçlar da tetikleyicidir; beta blokerler, lityum ve antimalaryaller bu kapsamdadır. En kritik uygulama kuralı, sistemik kortikosteroidlerden kaçınılmasıdır; bu ilaçlar kesildiğinde hastalık çok daha ağır biçimde alevlenir ve yaygın püstüllü tabloya dönüşebilir. Bu tuzak, deri hastalığı sanılarak steroit başlanan hastalarda ciddi sonuçlar doğurur. Tedavi, hastalığın yaygınlığına göre basamaklı yürütülür; yerel tedaviler, ışık tedavisi, sistemik ilaçlar ve biyolojik ajanlar kullanılır.
Eş anlamlılar
- Psöriyazis
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Kang S ve ark. (ed.), Fitzpatrick's Dermatology, 9. baskı, 2019.