Adrenal kriz
Adrenal kriz (İng. adrenal crisis), glukokortikoid eksikliğinin yaşamı tehdit eden akut alevlenmesidir. Hızlı tanınıp tedavi edilmediğinde ölümcül seyreder.
Etimoloji
Böbrek üstü bezini belirten "adrenal" sözcüğü ile ani kötüleşmeyi anlatan "kriz" sözcüğünden oluşur.
Klinik bağlam
Tablo, kortizolün yetersiz olduğu bir kişide artan gereksinimin karşılanamamasıyla ortaya çıkar. Kortizol, damar tonusunun korunmasında, kan şekerinin sürdürülmesinde ve stres yanıtında merkezî rol oynar; eksikliğinde damarların katekolaminlere yanıtı azalır ve dirençli hipotansiyon gelişir.[1]
Risk taşıyan gruplar üç başlıkta toplanır. Birincil adrenal yetmezlik — otoimmün adrenalit, tüberküloz, adrenal kanama, metastaz — bulunanlarda hem glukokortikoid hem mineralokortikoid eksiktir; bu grupta hiperkalemi, belirgin hiponatremi ve deride koyulaşma görülür. İkincil yetmezlikte hipofiz kaynaklı sorun vardır; aldosteron büyük ölçüde korunduğundan potasyum yüksekliği beklenmez. Üçüncü ve uygulamada en sık grup, uzun süreli kortikosteroid kullanan hastalardır: eksen baskılanmıştır ve ilacın aniden kesilmesi ya da stres durumunda doz artırılmaması krizi tetikler. Bu son grubun gözden kaçması, en sık önlenebilir nedendir.
Tetikleyiciler enfeksiyon, kusma ve ishal, cerrahi, travma, ağır ağrı, gebelik, ruhsal stres ve replasman tedavisine uyumsuzluktur. Ayrıca bazı ilaçlar kortizol metabolizmasını hızlandırarak krize zemin hazırlar; rifampisin, fenitoin ve karbamazepin bu açıdan önemlidir.
Klinik tabloda dirençli hipotansiyon ve şok, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, kas ve eklem ağrıları, ateş, bilinç bulanıklığı görülür. Karın ağrısının belirgin olduğu olgular cerrahi karın tablosuyla karıştırılabilir; gereksiz laparotomi bildirilmiştir. Laboratuvarda hiponatremi, hipoglisemi, birincil biçimde hiperkalemi, eozinofili ve hafif hiperkalsemi görülebilir.
Tanıda en önemli ilke, tedavinin doğrulama beklenmeden başlatılmasıdır. Kuşkulanıldığında kan örneği kortizol ve adrenokortikotropik hormon için alınır; ardından hemen hidrokortizon uygulanır. Örnek alınamayacaksa bile tedavi geciktirilmemelidir. Bu, alandaki en kritik kuraldır: gecikmenin bedeli ölümdür, gereksiz tedavinin bedeli ise küçüktür.
Tedavi üç ayaklıdır: damar yolundan yüksek doz hidrokortizon, hızlı sıvı replasmanı — hipoglisemi eşlik ediyorsa glukoz içeren çözelti — ve tetikleyen nedenin tedavisi. Hidrokortizon yeterli mineralokortikoid etkiye de sahip olduğundan yüksek dozda ayrıca fludrokortizon gerekmez. Deksametazon, kortizol ölçümünü etkilemediği için tanısal test planlanan durumlarda seçenek olabilir; ancak mineralokortikoid etkisi yoktur.
Sodyum düzeltilirken hız sınırlarına uyulmalıdır; steroid başlanmasıyla birlikte serbest su atılımı artar ve sodyum hızla yükselerek ozmotik demiyelinizasyon riski doğurabilir. Bu, sıklıkla gözden kaçan bir tehlikedir.
Korunma, tedaviden daha etkilidir. Bilinen yetmezliği olan her hastaya hastalık günü kuralları öğretilmelidir: ateşli hastalıkta ve stres durumunda dozun artırılması, kusma ya da ishal durumunda kas içi enjeksiyon uygulanması. Hastanın acil durum kartı ve enjeksiyon seti taşıması, yakınlarının eğitilmesi yaşam kurtarıcıdır. Cerrahi ve girişimlerde stres dozu önceden planlanmalı; uzun süreli steroid kullanan hastalarda ilacın perioperatif dönemde kesilmemesi sağlanmalıdır.
Kritik hastada dirençli şok, sıvı ve vazopressöre yanıtsızlık, açıklanamayan hipoglisemi ve hiponatremi birlikteliğinde bu tanı akla gelmelidir; kuşku varlığında tedavi denemesi uygundur.
Eş anlamlılar
- Addison krizi
- Akut adrenal yetmezlik
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.