İdrar retansiyonu
İdrar retansiyonu (İng. urinary retention), mesanenin boşaltılamamasıdır. Akut biçimi ağrılı ve acil bir durumdur.
Etimoloji
Latince tutma anlamındaki retentio sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Akut biçimde hasta ani olarak idrarını yapamaz; şiddetli sıkışma hissi ve kasık bölgesinde ağrı bulunur. Muayenede dolu mesane ele gelir ve dokunmakla ağrılıdır. Kronik biçimde ise mesane yavaş yavaş dolar; ağrı çoğunlukla yoktur ve tablo taşma tarzında idrar kaçırma, sık idrara çıkma ya da yineleyen enfeksiyonla ortaya çıkar. Bu ayrımın yapılmaması, kronik retansiyonun idrar kaçırma sanılarak yanlış yönetilmesine yol açar.[1]
Nedenler dört başlıkta toplanır. Tıkayıcı nedenler arasında erkekte prostat büyümesi — en sık neden — , üretra darlığı, taş, pıhtı ve tümörler; kadınlarda pelvik organ sarkması ve kitleler bulunur. Nörojen nedenler arasında omurilik yaralanması, kauda ekina sendromu, multipl skleroz, diyabetik nöropati ve inme yer alır. İlaçlar önemli bir gruptur: antikolinerjik etkili ilaçlar, opioidler, sempatomimetikler, antihistaminikler, antipsikotikler ve kalsiyum kanal blokerleri. Son grup enfeksiyon ve iltihabi nedenlerdir; prostatit, üretrit ve zonanın sakral tutulumu sayılabilir.
Perioperatif dönem ayrı bir risk oluşturur: nöroaksiyel anestezi, opioid kullanımı, ağrı, hareketsizlik ve aşırı sıvı verilmesi birlikte retansiyona yol açar. Bu nedenle ameliyat sonrası hastalarda mesane hacminin ultrasonla izlenmesi önerilir; aşırı gerilme kalıcı detrusor işlev bozukluğuna neden olabilir.
Klinik değerlendirmede en kritik adım, kauda ekina sendromunun dışlanmasıdır. Sırt ağrısı, bacaklarda güçsüzlük ya da uyuşma, eyer bölgesinde duyu kaybı ve idrar-dışkı kaçırmanın eşlik ettiği retansiyon, acil manyetik rezonans görüntüleme ve cerrahi değerlendirme gerektirir. Gecikme kalıcı felç ve sfinkter kaybıyla sonuçlanır; bu nedenle idrar retansiyonu bulunan her hastada nörolojik muayene ve perineal duyu değerlendirmesi yapılmalıdır.
Tanı, mesane ultrasonuyla rezidüel hacmin ölçülmesiyle doğrulanır. Böbrek işlevleri değerlendirilmeli; tıkanıklığa bağlı akut böbrek hasarı araştırılmalıdır. İdrar tahlili ve gerektiğinde görüntüleme yapılır.
Tedavide ilk adım mesanenin boşaltılmasıdır; kateterizasyon uygulanır. Travma kuşkusu bulunan hastalarda — dış idrar deliğinde kan, perinede hematom, pelvis kırığı — körlemesine kateter takılmamalı, önce görüntüleme yapılmalı ve gerekirse suprapubik kateter yerleştirilmelidir. Bu, ürolojik travmadaki temel güvenlik kuralıdır. Balonun idrar geldiği görülmeden şişirilmemesi bir diğer kuraldır.
Boşaltma sonrası dönemde tıkanıklık sonrası aşırı idrar çıkışı görülebilir; sıvı ve elektrolit dengesi izlenmeli, gerektiğinde replasman yapılmalıdır. Ayrıca hızlı boşaltmanın kanamalı sistite yol açabileceği bildirilmiştir; ancak günümüzde kademeli boşaltmanın gerekliliği tartışmalıdır.
Kateter çıkarma denemesi, altta yatan neden ele alındıktan sonra planlanır. Prostat büyümesine bağlı olgularda alfa bloker başlanması, denemenin başarı olasılığını artırır. Sorumlu ilaçların kesilmesi, kabızlığın giderilmesi ve enfeksiyonun tedavisi tamamlayıcıdır.
Yineleyen ya da düzelmeyen olgularda temiz aralıklı kateterizasyon, kalıcı kateterizasyona üstündür; enfeksiyon ve taş oluşumunu azaltır. Kalıcı çözüm için tıkayıcı nedene yönelik cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- İdrar tıkanması
- Üriner retansiyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Partin AW ve ark. (ed.), Campbell-Walsh-Wein Urology, 12. baskı, 2020.