Akdeniz diyeti
Akdeniz diyeti (İng. Mediterranean diet), zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık ağırlıklı, kırmızı et ve işlenmiş gıdaların sınırlı tutulduğu beslenme örüntüsüdür.
Etimoloji
Adını, yirminci yüzyıl ortalarında Akdeniz havzası ülkelerinde gözlenen geleneksel beslenme alışkanlıklarından alır.
Klinik bağlam
Bu beslenme biçiminin klinik değeri, tek bir besinden değil örüntünün bütününden kaynaklanır; bu, çağdaş beslenme biliminin en önemli kavramsal değişikliklerinden biridir.[1] Tekli doymamış yağ asitlerinin baskın yağ kaynağı olması, çözünebilir lif alımının yüksekliği, antioksidan ve polifenol içeriği ile omega-3 yağ asitlerinin katkısı birlikte etki eder. Bu bileşenlerin ayrı ayrı takviye olarak verilmesi, aynı yararı sağlamamaktadır; bu bulgu, vitamin ve balık yağı desteklerine ilişkin beklentileri sınırlandıran temel gerekçedir.
Kalp damar hastalıkları alanındaki kanıtlar en güçlü olanlardır. Yüksek riskli kişilerde yapılan geniş ölçekli çalışmalarda, zeytinyağı ya da kuruyemişle zenginleştirilmiş bu beslenme düzeninin kalp krizi, inme ve kalp damar ölümlerini azalttığı gösterilmiştir; bu, birincil korunmada beslenmenin etkisini gösteren en sağlam kanıtlardan biridir. Etki düzeneği yalnızca kolesterol düşüşüyle açıklanmaz; damar iç yüzeyinin işlevinde düzelme, iltihabi belirteçlerde azalma, kan basıncında düşme ve insülin duyarlılığında artış birlikte rol oynar.
Diğer alanlarda da yarar bildirilmiştir. Tip 2 diyabet gelişiminin azalması, metabolik sendrom bileşenlerinin düzelmesi, bilişsel gerilemenin yavaşlaması ve bazı kanser türlerinde risk azalması gözlemsel çalışmalarla desteklenmiştir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığında ilk basamak yaklaşım olarak önerilir. Buna karşın gözlemsel verilerin nedensellik göstermediği, yaşam biçiminin diğer bileşenlerinin de rol oynadığı unutulmamalıdır; düzenli fiziksel etkinlik, birlikte yemek yeme alışkanlığı ve işlenmiş gıdadan uzak durma bu örüntünün ayrılmaz parçalarıdır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Zeytinyağının eklenmesi değil, doymuş yağların yerine geçmesi önemlidir; toplam enerji alımı gözetilmediğinde kilo artışı görülebilir. Beslenme örüntüsünün kültürel olarak benimsenebilir olması, uzun süreli sürdürülebilirliğin belirleyicisidir ve bu, katı kısıtlayıcı diyetlere göre en önemli üstünlüğüdür. Böbrek yetmezliğinde potasyum içeriği, antikoagülan kullananlarda yeşil yapraklı sebzelerin K vitamini içeriği ayrıca değerlendirilmelidir. Beslenme değişikliği, gerekli ilaç tedavisinin yerine geçmez; onunla birlikte yürütülür.
Eş anlamlılar
- Akdeniz tipi beslenme
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.