Obezite
Obezite (İng. obesity; Lat. obesus, şişman), sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimidir.
Etimoloji
Latince obesus (iyi beslenmiş, şişman) sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Tanımda beden kütle indeksi kullanılır; ancak bu ölçüt yağ ile kas kütlesini ayırt etmez. Kaslı bireylerde yanıltıcı biçimde yüksek, yaşlılarda kas kaybı nedeniyle yanıltıcı biçimde düşük çıkabilir. Bu nedenle bel çevresi ölçümü, karın içi yağ dağılımını yansıttığı için metabolik risk açısından daha değerlidir.[1]
Yağ dokusu, yalnızca depo değil; leptin, adiponektin ve iltihabi sitokinler üreten etkin bir endokrin organdır. Karın içi yağ dokusundan salgılanan aracılar, insülin direncine, kronik düşük düzeyli iltihaba ve damar hastalığına katkıda bulunur. Bu nedenle yağın miktarı kadar dağılımı da belirleyicidir.
İlişkili hastalıklar geniştir: tip 2 diyabet, hipertansiyon, lipid bozuklukları, kardiyovasküler hastalık, obstrüktif uyku apnesi, yağlı karaciğer hastalığı, safra taşı, gut, osteoartrit, kısırlık ve birçok kanser türü. Bazı kanserlerle ilişkisi, sigaradan sonra en önemli değiştirilebilir etken durumundadır.
Nedeni, kişisel tercihlerin ötesindedir. Genetik yatkınlık, hormonal düzenleme, uyku düzeni, ilaçlar, toplumsal ve çevresel etkenler birlikte rol oynar. Kilo verildikten sonra vücudun enerji harcamasını azaltarak ve iştah hormonlarını değiştirerek eski ağırlığa dönmeye çalışması, yinelemenin biyolojik nedenidir. Bu bilginin paylaşılması, hastanın suçlanmasını önler; damgalayıcı yaklaşım, sağlık hizmetine erişimi azaltarak zarar verir.
İlaç kaynaklı kilo artışı sık gözden kaçar; bazı antipsikotikler, antidepresanlar, kortikosteroidler, insülin, sülfonilüreler ve antiepileptikler sorumludur. Alternatif ilaç seçimi, etkili bir girişimdir.
Yönetimde beslenme, fiziksel etkinlik ve davranışsal yaklaşımlar temeldir. İlaç tedavisinde inkretin temelli ilaçlar belirgin kilo kaybı sağlamış ve alanı dönüştürmüştür; ayrıca kalp ve böbrek sonuçlarını iyileştirdikleri gösterilmiştir. Bariatrik cerrahi, uygun hastalarda en etkili ve kalıcı yöntemdir; tip 2 diyabet üzerinde belirgin düzelme sağlar.
Cerrahi sonrası vitamin ve mineral eksiklikleri ömür boyu izlem gerektirir; tiamin, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve D vitamini eksikliği sık görülür. İzlemsiz bırakılan hastalarda ağır nörolojik tablolar gelişebilir.
Klinik uygulamada obez hastalar ek riskler taşır. Güç havayolu olasılığı artar, ön oksijenlenme sonrası güvenli süre kısalır, ilaç dozlarının hesabında uygun vücut ağırlığının seçilmesi gerekir ve görüntüleme ile damar yolu erişimi güçleşir. Uyku apnesinin tanınmaması, ameliyat sonrası solunum baskılanmasının başlıca nedenidir.
Uygun ölçüde donanım — geniş yatak, uygun manşon, yeterli taşıma kapasitesi — hasta güvenliğinin parçasıdır. Küçük manşonla yapılan ölçüm, kan basıncını olduğundan yüksek gösterir.
Eş anlamlılar
- Şişmanlık
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.