Safra taşı
Safra taşı (İng. gallstone), safra kesesi ya da safra yollarında safra bileşenlerinin çökelmesiyle oluşan katı yapıdır. Toplumda sık görülür ve çoğunlukla belirti vermez.
Etimoloji
Türkçe safra sözcüğü ile taş sözcüğünün birleşiminden oluşur.
Klinik bağlam
Taşlar bileşimlerine göre kolesterol taşları ve pigment taşları olarak ayrılır. Kolesterol taşları en sık biçimdir; safranın kolesterol yönünden aşırı doymuş hâle gelmesi, çekirdek oluşumu ve safra kesesinin boşalmasındaki yavaşlama birlikte rol oynar. Pigment taşları ise kronik hemoliz, siroz ve safra yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilidir. Risk etkenleri arasında kadın cinsiyet, ileri yaş, obezite, hızlı kilo kaybı, gebelik, uzun süreli açlık, tam parenteral beslenme, seftriakson ve somatostatin analogları bulunur.[1]
Taşı olan kişilerin büyük çoğunluğu belirtisizdir ve bu grupta koruyucu cerrahi önerilmez. Belirti ortaya çıktığında en tipik tablo biliyer koliktir: sağ üst karında ya da epigastriumda, yağlı yemek sonrası başlayan, sırta ve sağ omza yayılan, saatler süren yoğun ağrı. Adının aksine ağrı sürekli ve künt niteliktedir; gerçek kolik tarzda dalgalanma göstermez. Bu bilgi, ayırıcı tanıda yanılgıyı önler.
Komplikasyonlar birbirinden ayrılmalıdır. Kolesistitte taş kesenin çıkışını sürekli tıkar; ağrı altı saatten uzun sürer, ateş ve iltihap belirteçleri yükselir, muayenede Murphy belirtisi pozitiftir. Kolanjitte taş ana safra yolunu tıkar ve enfeksiyon gelişir; ateş, sarılık ve ağrı üçlüsüyle seyreder, acil boşaltma gerektirir. Safra taşına bağlı pankreatit, taşın ortak kanalı geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkar; amilaz ve lipaz yükselir. Ender komplikasyonlar arasında safra kesesinin delinmesi, safra taşı ileusu ve Mirizzi sendromu bulunur.
Tanıda ilk seçenek ultrasonografidir; safra kesesindeki taşları yüksek duyarlılıkla gösterir. Ancak ana safra yolundaki taşları saptama duyarlılığı sınırlıdır; bu nedenle kolestaz bulguları ya da genişlemiş safra yolu varlığında manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi ya da endoskopik ultrason yapılmalıdır. Normal ultrason, koledok taşını dışlamaz — bu, sık karşılaşılan bir tuzaktır.
Tedavi belirti ve komplikasyona göre planlanır. Belirtili taş hastalığında laparoskopik kolesistektomi standarttır. Akut kolesistitte erken cerrahi, geciktirilmiş cerrahiye göre daha az komplikasyon ve daha kısa yatışla ilişkilidir; bu nedenle uygun hastalarda ilk günlerde ameliyat önerilir. Cerrahiye uygun olmayan yüksek riskli hastalarda perkütan kolesistostomi geçici çözüm sağlar. Koledok taşlarında endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi ile taş çıkarılır; ardından kolesistektomi planlanır.
Cerrahinin en ciddi komplikasyonu safra yolu yaralanmasıdır; anatominin güvenli biçimde ortaya konması ve kuşkulu durumlarda açık cerrahiye geçilmesi bu riski azaltır. Ameliyat sonrası süregelen ağrı, gözden kaçmış koledok taşı, safra kaçağı ya da başka bir tanıyı düşündürür.
Belirtisiz taşlarda cerrahi kararının verildiği özel durumlar vardır: porselen safra kesesi, büyük polipler, hemolitik hastalıklar ve bazı bölgelerde safra kesesi kanseri riskinin yüksek olduğu durumlar. Bunun dışında izlem yeterlidir.
Anestezi ve perioperatif dönemde sarılıklı hastalarda böbrek hasarı riski, pıhtılaşma bozukluğu ve enfeksiyon açısından dikkat gerekir. Ağır kolanjitli hastalar septik olabilir; girişim öncesi sıvı dengesi ve hemodinamik durum düzeltilmelidir.
Korunmada dengeli beslenme, aşırı hızlı kilo kaybından kaçınma ve düzenli öğün alışkanlığı önerilir; ilaçla taş eritme yöntemleri sınırlı ve seçilmiş olgularda kullanılır.
Eş anlamlılar
- Kolelitiyazis
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.