Kolesistit
Kolesistit (İng. cholecystitis; Yun. chole "safra" + kystis "kese" + -itis "enflamasyon"), safra kesesinin enflamasyonudur. Akut biçimi karın acillerinin sık nedenlerindendir.
Etimoloji
Yunanca safra anlamındaki chole, kese anlamındaki kystis ve enflamasyon bildiren -itis ekinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Olguların büyük çoğunluğu taşa bağlıdır: bir taşın safra kesesi boynunu ya da sistik kanalı tıkamasıyla kese gerilir, mukoza hasarlanır ve enflamasyon başlar; ikincil bakteriyel enfeksiyon eklenebilir. Taşsız kolesistit ise kritik hastalarda görülür ve ayrı bir tablodur; uzamış açlık, parenteral beslenme, sepsis, ağır travma, yanık ve mekanik ventilasyon risk yaratır. Safra durgunluğu ve kese duvarında iskemi temel mekanizmalardır; ilerleyici seyri ve yüksek komplikasyon oranı nedeniyle daha tehlikelidir.[1]
Klinik tabloda sağ üst kadranda sürekli ağrı, bulantı, kusma, ateş ve iştahsızlık bulunur. Ağrının sağ omuza ve sırta yayılması sıktır. Safra koliğinden ayıran özellik, ağrının saatlerce sürmesi ve enflamasyon bulgularının eşlik etmesidir. Muayenede sağ üst kadranda hassasiyet ve derin soluk alma sırasında bası uygulandığında solunumun kesilmesi — Murphy belirtisi — saptanır. Yaşlıda, diyabetli hastada ve bilinci bulanık kişide bulgular silik olabilir; ateş ve lökositoz bulunmayabilir.
Sarılığın belirginleşmesi, safra yolunda taş ya da bası düşündürür; ateş, sarılık ve karın ağrısı birlikteliği kolanjiti akla getirir ve bu tablo acil safra yolu drenajı gerektirir. Bu ayrımın yapılmaması, ölümcül gecikmeye yol açar.
Tanıda ilk basamak ultrasonografidir: taş varlığı, kese duvarında kalınlaşma, çevresinde sıvı ve sonografik Murphy bulgusu değerlendirilir. Kuşkulu olgularda hepatobiliyer sintigrafi, sistik kanal tıkanıklığını yüksek doğrulukla gösterir. Bilgisayarlı tomografi komplikasyonları ve ayırıcı tanıyı değerlendirmede yararlıdır. Laboratuvarda lökositoz ve akut faz yükselmesi görülür; karaciğer enzimleri ve bilirubin belirgin yükselmişse safra yolu tutulumu araştırılmalıdır.
Yönetimin temeli sıvı desteği, ağrı denetimi, ağızdan alımın kesilmesi ve uygun antibiyotik tedavisidir. Kesin tedavi kolesistektomidir; kanıtlar, uygun hastalarda erken laparoskopik ameliyatın — ilk günler içinde — geciktirilmiş ameliyata üstün olduğunu, hastanede kalışı kısalttığını ve komplikasyonları azalttığını göstermektedir. Bu nedenle "önce soğutalım, sonra ameliyat edelim" yaklaşımı büyük ölçüde terk edilmiştir.[2]
Cerrahiye uygun olmayan, yüksek riskli ya da kritik hastalarda perkütan kolesistostomi ile kese drene edilir; bu, tabloyu hızla düzeltir ve gerektiğinde ameliyat sonraya bırakılır. Taşsız kolesistitte drenaj çoğunlukla ilk seçenektir.
Komplikasyonlar arasında kese duvarında gangren, perforasyon ve buna bağlı peritonit ya da abse, safra kesesi ampiyemi, kolesistoenterik fistül ve buna bağlı safra taşı ileusu bulunur. Amfizematöz kolesistit — kese duvarında gaz oluşumu — özellikle diyabetli hastalarda görülür, hızlı ilerler ve acil girişim gerektirir. Mirizzi sendromunda taşın dıştan bası yapmasıyla sarılık gelişir.
Ameliyat sırasında en önemli güvenlik konusu safra yolu yaralanmasıdır. Enflamasyon anatomiyi bozduğundan, kritik güvenlik görünümünün elde edilmesi ilkesine uyulması ve gerektiğinde subtotal kolesistektomiye ya da açık ameliyata geçilmesi önerilir; yaralanma uzun dönem sonuçları ağır bir komplikasyondur.
Kronik kolesistit, yineleyen ataklar sonucu kese duvarında fibrozisle seyreder; belirtili taş hastalığında elektif kolesistektomi uygulanır. Belirtisiz safra taşlarında ise rutin ameliyat önerilmez; istisnalar arasında porselen kese ve büyük taşlar ile bazı özel hasta grupları sayılır.
Eş anlamlılar
- Safra kesesi iltihabı