Safra kesesi
Safra kesesi (İng. gallbladder; Lat. vesica fellea), karaciğerin altında yer alan, safrayı depolayan ve yoğunlaştıran armut biçimli organdır.
Etimoloji
Türkçe safra sözcüğü ile kese sözcüğünün birleşimidir.
Klinik bağlam
Karaciğerde üretilen safra, burada depolanır ve suyunun bir bölümü emilerek yoğunlaştırılır. Yağlı gıda alımıyla ince bağırsaktan salınan kolesistokinin hormonu, kesenin kasılmasını ve safranın bağırsağa boşalmasını sağlar. Safra, yağların sindirimi ve yağda çözünen vitaminlerin emilimi için gereklidir.[1]
En sık hastalığı taş oluşumudur. Kolesterol taşları, safra bileşenlerinin dengesizliğine bağlıdır; risk etkenleri ileri yaş, kadın cinsiyet, obezite, hızlı kilo kaybı, gebelik, diyabet ve bazı ilaçlardır. Pigment taşları ise kronik hemoliz ve siroz ile ilişkilidir.
Taşların çoğu belirti vermez ve rastlantısal olarak saptanır; belirtisiz taşlar genellikle tedavi gerektirmez. Bu ayrım, gereksiz ameliyatlardan korur.
Belirti verdiğinde tipik tablo safra koliğidir: yemek sonrası ortaya çıkan, sağ üst karında yoğunlaşan, sırta ve sağ omuza yayılan ağrı. Ağrı saatler içinde geçer ve ateş bulunmaz.
Ağrının uzaması, ateşin eklenmesi ve muayenede sağ üst karında derin soluk alma sırasında hassasiyetin artması, akut kolesistiti düşündürür. Tanıda ultrasonografi ilk seçenektir; duvar kalınlaşması, çevre sıvısı ve taş görülmesi tanısaldır.
Taşın ana safra kanalına düşmesi ayrı tablolara yol açar. Sarılık ile birlikte ateş ve karın ağrısının bulunması akut kolanjiti gösterir; bu tablo acil kabul edilir ve safra yollarının boşaltılması gerekir. Antibiyotik tek başına yeterli değildir; kaynak denetimi zorunludur. Bu ilkenin gözden kaçması ölümcül sonuç doğurur.
Taşın pankreas kanalını tıkaması, safra taşına bağlı akut pankreatite yol açar.
Bir diğer önemli tuzak, taşsız kolesistittir. Yoğun bakımda yatan, uzun süre ağızdan beslenmeyen ve ağır hastalarda gelişir; belirtiler siliktir ve gecikmiş tanı yüksek ölüm oranıyla ilişkilidir. Açıklanamayan ateş ve iltihap belirteci yüksekliği olan kritik hastada akla getirilmelidir.
Tedavide laparoskopik kolesistektomi standart yöntemdir; akut kolesistitte erken dönemde yapılması önerilir. Ameliyat sırasında safra yolu yaralanması, en ciddi komplikasyondur ve anatominin güvenli biçimde tanımlanması bunu önler.
Kesenin alınmasından sonra bazı hastalarda safra asidi kaynaklı ishal görülür; bağlayıcı tedaviyle düzelir. Bu bağlantı sıklıkla kurulmaz.
Porselen kese ve büyük polipler, safra kesesi kanseri riski nedeniyle ayrı değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- Kolesist
- Öd kesesi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.