Kardiyovasküler hastalık
Kardiyovasküler hastalık (İng. cardiovascular disease), kalbi ve damarları etkileyen hastalıkların ortak adıdır.
Etimoloji
Yunanca kardia (kalp) ve Latince vasculum (küçük damar) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Grup, koroner arter hastalığı, inme, periferik arter hastalığı, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları, aort hastalıkları ve venöz tromboemboliyi kapsar. Dünya genelinde ölümlerin en sık nedenidir.[1]
Zeminde çoğu kez ateroskleroz bulunur. Süreç, damar iç yüzeyinin işlev bozukluğuyla başlar; lipid birikimi, iltihabi hücrelerin toplanması ve plak oluşumu ile ilerler. Klinik olayların çoğu, damarın yavaş daralmasından değil, plağın yırtılması ve üzerinde pıhtı oluşmasından kaynaklanır. Bu nedenle darlık derecesi tek başına risk göstergesi değildir; kararsız plak, hafif darlık yapsa bile ölümcül olay doğurabilir. Bu ayrım, alanın en önemli kavramsal noktasıdır.
Risk etkenleri değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak ayrılır. Değiştirilemeyenler yaş, cinsiyet ve aile öyküsüdür. Değiştirilebilenler arasında sigara, hipertansiyon, diyabet, lipid bozuklukları, obezite, hareketsizlik, sağlıksız beslenme, aşırı alkol kullanımı ve kronik böbrek hastalığı bulunur. Risk etkenleri toplamsal değil, çarpımsal etki gösterir; bu nedenle çok sayıda hafif etken, tek bir ağır etkenden daha tehlikeli olabilir.
Risk değerlendirmesinde skorlar kullanılır; ancak bazı gruplarda riski olduğundan düşük gösterir. Kronik iltihabi hastalıklar, romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus, HIV enfeksiyonu, gebelikte gelişen preeklampsi ve erken menopoz, risk artırıcı durumlardır ve skorlarda yer almaz. Bu eksikliğin bilinmesi, korunma kararlarını değiştirir.
Kadınlarda belirtiler farklı olabilir; göğüs ağrısı yerine nefes darlığı, yorgunluk, bulantı ve sırt ağrısı öne çıkabilir. Bu nedenle tanı gecikir ve tedavi daha az uygulanır. Diyabet hastalarında ise nöropati nedeniyle iskemi sessiz seyredebilir. Her iki durum da tanı gecikmesinin önemli nedenleridir.
Korunma birincil ve ikincil olarak ayrılır. Birincil korunmada yaşam biçimi değişiklikleri temeldir: sigaranın bırakılması, düzenli fiziksel etkinlik, ağırlıklı olarak bitkisel ve az işlenmiş besinlere dayalı beslenme, kilo denetimi ve uyku düzeni. Sigaranın bırakılması, tek başına en etkili girişimdir ve yararı kısa sürede başlar.
İlaç tedavisinde kan basıncı denetimi, lipid düşürücü tedavi, şeker yönetimi ve uygun hastalarda antiagregan kullanımı yer alır. Aspirinin birincil korunmada ayrım gözetmeden kullanımı, kanama riski nedeniyle artık önerilmez; bu, önemli bir uygulama değişikliğidir.
İkincil korunmada, olay geçirmiş hastalarda tedaviye uyum ve kalp rehabilitasyonu sonucu belirler; rehabilitasyon programlarının ölüm oranını azalttığı gösterilmiştir ancak yeterince kullanılmaz.
Toplum düzeyinde tuz azaltımı, tütün denetimi ve hava kirliliğiyle mücadele en etkili politikalardır.
Eş anlamlılar
- Kalp damar hastalığı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Libby P ve ark. (ed.), Braunwald's Heart Disease, 12. baskı, 2021.