İçeriğe atla

Alerji

DrSozluk sitesinden

Alerji (İng. allergy; Yun. allos, başka + ergon, iş), zararsız maddelere karşı bağışıklık sisteminin aşırı ve uygunsuz yanıt vermesidir.

Etimoloji

Yunanca değişmiş tepki anlamındaki sözcüklerin birleşiminden oluşur.

Klinik bağlam

Aşırı duyarlılık tepkimeleri dört tipe ayrılır. Tip I, IgE aracılı ani tepkimedir; anafilaksi, alerjik rinit, astım ve besin alerjisi bu gruptadır. Tip II antikor aracılı hücre hasarıdır; hemoliz ve bazı sitopeniler örnektir. Tip III immün kompleks aracılıdır; serum hastalığı ve bazı vaskülitler bu tipte görülür. Tip IV ise T hücresi aracılı gecikmiş tepkimedir; kontakt dermatit, ilaca bağlı ağır deri tepkimeleri ve tüberkülin yanıtı bu gruptadır.[1]

Bu sınıflandırma klinik açıdan doğrudan kullanılır: tepkimenin zamanlaması tipini gösterir. Dakikalar içinde gelişen ürtiker, anjiyoödem ve solunum sıkıntısı IgE aracılı tepkimeyi; günler-haftalar sonra ortaya çıkan yaygın döküntü, ateş, karaciğer enzim yüksekliği ve eozinofili ise gecikmiş tipi düşündürür. Bu ayrımın yapılmaması, hem gereksiz ilaç kaçınmalarına hem ciddi tepkimelerin gözden kaçmasına yol açar.

IgE aracılı tepkimede mast hücrelerinden histamin ve diğer aracılar salınır; damar geçirgenliği artar, düz kas kasılır ve salgı artar. Bu düzenek, anafilakside neden adrenalinin yeri doldurulamaz olduğunu açıklar: damar tonusunu düzeltir, ödemi azaltır, bronşları genişletir ve aracı salınımını baskılar.

Anafilaksi bir klinik tanıdır; laboratuvar sonucu beklenmez. Deri bulguları hastaların bir bölümünde bulunmayabilir; bu nedenle döküntü yokluğu tanıyı dışlamaz. Uygulama uyluk dış yüzüne kas içine yapılmalıdır; deri altı uygulama emilimi yavaş olduğundan önerilmez. Antihistaminikler ve kortikosteroidler birinci basamak tedavi değildir ve adrenalinin yerini almaz.

Anjiyoödemde önemli bir ayrım vardır: bradikinin aracılı biçim — anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörlerine bağlı ve herediter anjiyoödem — adrenaline, antihistaminiğe ve kortikosteroide yanıt vermez. Bu tabloda tedaviye özgü ajanlar kullanılır ve havayolu güvenliği önceliklidir. Ayrımın bilinmemesi, tedavinin yanlış yönlendirilmesine yol açar. Enzim inhibitörüne bağlı anjiyoödemin ilaç kullanımının yıllar sonrasında bile ortaya çıkabildiği unutulmamalıdır.

İlaç alerjisi etiketlenmesi ayrı bir sorundur. Penisilin alerjisi bildiren hastaların büyük çoğunluğunda gerçek alerji yoktur; ayrıca gerçek alerjisi olanlarda duyarlılık zamanla azalır. Bu etiketin sorgulanmadan kabul edilmesi, daha geniş spektrumlu ve daha az etkili antibiyotik kullanımına, antibiyotik direncine ve kötü sonuçlara yol açar. Öykünün ayrıntılı alınması — tepkimenin niteliği, zamanlaması, ağırlığı — ve uygun hastalarda değerlendirme önerilir. Sefalosporinlerle çapraz tepkime riskinin geçmişte sanıldığından çok daha düşük olduğu bilinmelidir.

Tanıda deri prick testi ve özgül IgE ölçümü, IgE aracılı tepkimeleri değerlendirir; yama testi ise gecikmiş tipte kullanılır ve okuma günler sonra yapılır. İki testin karıştırılması sık bir hatadır. Test sonuçları klinik öyküyle birlikte yorumlanmalıdır; duyarlılık göstermek, klinik alerji anlamına gelmez.

Tedavide tetikleyicinin belirlenip uzaklaştırılması temeldir. Belirti tedavisinde antihistaminikler, burun içi ve inhale kortikosteroidler kullanılır. Alerjen immünterapisi, seçilmiş hastalarda kalıcı yarar sağlar. Ağır besin alerjisi bulunanlarda adrenalin otoenjektörü reçete edilmeli ve kullanım eğitimi verilmelidir.

Kontrast maddeye bağlı tepkimeler çoğunlukla IgE aracılı değildir; kabuklu deniz ürünü alerjisiyle ilişkilendirilmesi yaygın ancak yanlış bir inanıştır.

Eş anlamlılar

  • Aşırı duyarlılık

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Kumar V ve ark., Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2021.