İçeriğe atla

Anjiyogenez

DrSozluk sitesinden

Anjiyogenez (İng. angiogenesis; Yun. angeion, damar + genesis, oluşum), var olan damarlardan yeni kan damarlarının oluşmasıdır.

Etimoloji

Yunanca angeion (damar) ve genesis (oluşum) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Süreç, uyarıcı ve engelleyici etkenlerin dengesiyle yönetilir. Bu dengede en önemli uyarıcı, damar endotel büyüme faktörüdür; üretimi doku hipoksisiyle artar.[1]

Fizyolojik olarak yara iyileşmesinde, adet döngüsünde ve gelişim sırasında gerçekleşir. Yetişkinde büyük ölçüde durgun bir süreçtir; bu nedenle hedef alınması görece seçici bir tedavi olanağı sunar.

Yara iyileşmesinde yeni damar oluşumu zorunludur; diyabet ve damar hastalığında bu sürecin bozulması, kronik yaraların temel nedenidir.

Kollateral dolaşım gelişimi de aynı düzeneğe dayanır; yavaş ilerleyen tıkanıklıklarda dokuyu korur.

Kanser biyolojisinde belirleyici rol oynar. Tümörler belirli bir boyutu aştığında yayılım yoluyla beslenemez ve kendi damar ağını oluşturmak zorundadır; bu geçiş, anjiyojenik anahtar olarak adlandırılır.

Tümör damarları düzensiz, sızdıran ve işlevsel olarak bozuktur; bu özellik hem ilaç dağılımını hem oksijenlenmeyi etkiler.

Bu bilgi tedaviye dönüşmüştür. Damar endotel büyüme faktörünü ya da almacını hedef alan ilaçlar, kolorektal, akciğer, böbrek ve over kanserlerinde kullanılır.

Bu ilaçların yan etkileri, hedeflenen yolağın fizyolojik işlevlerinden kaynaklanır: hipertansiyon, proteinüri, yara iyileşmesinde gecikme, kanama, tromboz ve seyrek olarak bağırsak delinmesi.

Yara iyileşmesindeki gecikme nedeniyle, elektif cerrahi öncesinde ve sonrasında ilacın belirli bir süre kesilmesi gerekir; bu basamağın atlanması yara ayrılmasına ve anastomoz kaçağına yol açar.

Hipertansiyon, bu ilaçlarda beklenen bir yan etkidir ve tedavi edilebilir; ilacın kesilmesini gerektirmez.

Göz hekimliğinde bu yolak, tedavinin merkezinde yer alır. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun yaş tipinde, diyabetik retinopatide ve retina ven tıkanıklıklarında göz içine uygulanan damar büyüme faktörü engelleyicileri görme kaybını önler.

Bu uygulama, körlüğün önlenmesinde son yılların en önemli gelişmelerindendir.

Diyabetik retinopatide ise anormal yeni damar oluşumu hastalığın kendisidir; bu damarlar kırılgandır, kanamaya ve retina dekolmanına yol açar. Lazer tedavisi bu süreci baskılar.

Prematüre retinopatisinde de benzer bir süreç işler; oksijen tedavisinin denetimli uygulanması korunmanın temelidir.

İltihabi bağırsak hastalığı, romatoid artrit ve psöriyazis gibi kronik iltihabi hastalıklarda da yeni damar oluşumu hastalığın sürmesine katkıda bulunur.

Eş anlamlılar

  • Damar oluşumu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Kumar V ve ark., Robbins & Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2020.