İçeriğe atla

Antimetabolit

DrSozluk sitesinden

Antimetabolit (İng. antimetabolite), hücrenin doğal metabolik ara ürünlerine benzeyerek nükleik asit ve protein sentezini engelleyen ilaç grubudur.

Etimoloji

Metabolik yolakları engellemesi nedeniyle adlandırılmıştır.

Klinik bağlam

Bu ilaçlar, yapı olarak doğal maddelere benzediklerinden enzimler tarafından yanlışlıkla kullanılır; sonuçta yolak durur ya da işlevsiz ürün oluşur. Etkileri hücre döngüsünün DNA sentezi evresine özgüdür; bu nedenle hızlı çoğalan hücreleri hedef alırlar. Aynı özellik, kemik iliği, sindirim kanalı mukozası ve saç folikülleri gibi normal dokuların da etkilenmesini açıklar.[1]

Başlıca alt gruplar folat antagonistleri — metotreksat, pemetreksed — , pirimidin analogları — florourasil, kapesitabin, sitarabin, gemsitabin — ve pürin analoglarıdır — azatiyoprin, merkaptopürin, fludarabin.

Kullanım alanları kemoterapi ve bağışıklık baskılanmasıdır. Metotreksat düşük dozda romatoid artrit ve psöriazis tedavisinde; azatiyoprin ve mikofenolat organ nakli ile otoimmün hastalıklarda kullanılır.

Metotreksat, klinik güvenlik açısından özel dikkat gerektirir. Romatolojik kullanımda ilaç haftada bir kez alınır; günlük alınması ölümcül kemik iliği baskılanmasına yol açan, iyi belgelenmiş bir ilaç hatasıdır. Bu nedenle reçetede haftalık kullanımın açıkça belirtilmesi ve hastanın bilgilendirilmesi zorunludur. Ayrıca folik asit desteği yan etkileri azaltır. İlaç böbrekten atıldığından böbrek işlev bozukluğunda birikir; nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar, proton pompası inhibitörleri ve trimetoprim düzeyini yükselterek toksisiteyi artırır. Yüksek doz uygulamalarda idrarın alkalileştirilmesi, hidrasyon ve folinik asit kurtarması gerekir. Karaciğer toksisitesi, pnömonit ve mukozit diğer önemli yan etkilerdir. Gebelikte kullanılmaz.

Tiyopürinlerde genetik farklılıklar belirleyicidir: tiyopürin metiltransferaz ve NUDT15 enzim etkinliği düşük olan kişilerde standart dozlar ağır kemik iliği baskılanmasına yol açar. Bu nedenle tedavi öncesi enzim ya da genotip taraması önerilir; bu, genetik testin doğrudan zarar önlediği örneklerdendir. Ayrıca allopurinol ile birlikte kullanım, metabolizmayı bloke ederek toksisiteye yol açar; doz belirgin biçimde azaltılmalıdır.

Florourasil ve kapesitabinde dihidropirimidin dehidrogenaz enzim eksikliği, ağır ve ölümcül toksisiteye neden olur; bu enzimin taranması giderek standart hâline gelmektedir. Bu ilaçlarda el-ayak sendromu, mukozit, ishal ve koroner vazospazm görülebilir.

Sitarabin yüksek dozda serebellar toksisite ve konjonktivit yapar; koruyucu göz damlaları uygulanır.

Grup için ortak izlem gerekleri tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek işlevleridir. Kemik iliği baskılanması döneminde nötropenik ateş açısından uyanık olunmalı; ateş görüldüğünde geniş spektrumlu antibiyotik ilk saat içinde başlatılmalıdır.

Bağışıklık baskılayıcı kullanımda enfeksiyon riski artar; canlı aşılar uygulanmaz ve tedavi öncesi tarama ile aşılamanın tamamlanması önerilir. Uzun süreli kullanımda malignite riski gözetilir.

Hızlı hücre yıkımı beklenen tümörlerde tedavi başlangıcında tümör lizis sendromu riski bulunur; risk grubunda sıvı ve ürik asit düşürücü tedaviyle önlenir.

Eş anlamlılar

  • Metabolik antagonist

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.